Anasayfa / Yenidünya Dergisi (Sayfa 2)

Yenidünya Dergisi

Ömrü Zâyi’ Etmemek

“İnsan” denilen varlık, bir taraftan sosyal çevre, bir taraftan fizikî çevre tarafından kuşatılmış durumdadır. Bütün yapıp etmelerinde şu veya bu şekilde bu kuşatılmışlığın etkisini hisseder. Buna bir de “kı‎sa veya uzun vakit, az ya da çok süren bölünebilir müddet” gibi1 anlamlara gelen “zamân”ı ekleyebiliriz. Zaman kavramının mâhiyeti konusunda yapılmış birçok açıklamalar içinde “Zaman, sürüp giden doğru bir çizgi olarak düşünülebilir; …

Daha fazlası »

Milletimizde Ehlibeyt Sevgisi

İslâm dünyâsı dikkate alındığında, belki en çok Ahmed, Mehmed, Ali, Veli, Fatma, Hasan ve Hüseyin isimlerine Anadolu’da rastlanılmaktadır. Bunun sebebi, ehlibeyt sevgisinin milletimizin ortak paydası olmasıdır. Âşıklarımız, şâirlerimiz güzel duyguları, güzel ahlâkı, iyilik, asâlet ve fazîleti, onların isimlerini serlevha ederek anlatmışlardır. Onlar sâfiyeti ve sâdeliği temsîl etmişler, gül-i Muhammedî’nin hoş kokusunu târihin her sayfasına sindirmişlerdir. Yûnus Emre, gönlündeki ehlibeyt sevgisini …

Daha fazlası »

İbâdetlerde Zâhir-Bâtın

İslâm insan içindir ve insana göredir. Bir bakıma İslâm’la insan ikizdir. Dolayısıyla, insanın maddî ve mânevî ihtiyaçları en iyi şekilde İslâm dîninde dikkate alınmıştır. İnsanın maddesi ve mânâsı olduğu gibi, dînin de zâhiri ve bâtını vardır. Dînin tam olarak anlaşılması ve yaşanması, onu zâhiri ve bâtını ile birlikte ele almakla mümkün olur. Bunu en iyi şekilde anlayan ve yaşayan, başta …

Daha fazlası »

Genetik Çalışmalar, Bilim ve Îmân

Birileri diyormuş ki, genetik müdahale sûretiyle insan ömrünün uzatılması mümkünmüş. Ancak insan ömrünün uzatılması onun îmânını sarsarmış, çünkü uzun yaşama, insana öte dünyanın varlığını unuttururmuş. Bir de genetik müdahale sûretiyle ömür ebedîleştirilirseymiş ortada ne tanrı inancı, ne öte dünya inancı, ne din, ne îmân, bir şey kalmazmış! Îmân, eğer insan ömrüne endeksli bir vakıa olarak karşımıza çıkartılırsa ve ömrün uzunluğuyla …

Daha fazlası »

Piyer Loti ‘Türk Dostu’da Alâeddin Arabî Efendi ‘Türk Düşmanı’mıydı?!

Yaklaşık 13 seneden beridir fırsat buldukça Eyüp Sultan’ımızın ebedî misâfirlerini tanımaya, keşfetmeye çalışıyoruz. Gün geçmiyor ki târihe mâl olmuş, iz bırakmış bir değerimizle, büyüğümüzle karşılaşmayalım. Kimler yok ki bu mezarlıklar şehrinde.. Esâsen bu teveccühün, rağbetin sebebi hepimizin mâlûmudur. Hazreti Peygamber Efendimiz’i (sav) hânesinde yaklaşık yedi ay süreyle misâfir edebilme bahtiyarlığına mazhar olmuş, mübârek fethin ilham kaynağı, Halid Bin Zeyd Ebû Eyyûb El-Ensârî’ye (ra) yakın olma …

Daha fazlası »

Patates – Bazik, Sağlıklı ve Şifâlı

Patates kolayca ve çabukça pişirilebilir ve patatesle hazırlanabilecek sayısız târif vardır. Patates şişmanlatmaz, kan şekeri dalgalanmalarına sebep olacağından korkmaya da lüzum yoktur. Patates – Türlerde Renkli bir Çeşitlilik Dünyâ üzerinde 5000 kadar patates türü vardır. Beslenme fizyolojisi açısından bakıldığında renkli patatesler özellikle ilginçtir. Renkli görünüşleriyle (kırmızı, sarı, mor/mavi) bakanlarda iyi bir intibâ bırakmakla kalmazlar, normal patateslere nisbetle daha yüksek antioksidan …

Daha fazlası »

İnancımıza Yapılan Saldırılar Karşısında Târihi Yeniden Yazmak

Aslında târih her an yazılıyor. Ancak kişisel öykümüzün mutluluk anlarını yazmaya güç yetiremeyen kalem târih konusunda da mutluluğa ve huzûra tekabül eden dönemleri yazmaya güç yetiremez. Siyâsal târih ne yazıyor sanıyorsunuz? Siyâsal târih savaşları anlatmıyor mu? Siyâsal târih, aslında baştan sona savaşların târihinden ibâret değil mi? Siyâsal târih savaştan önce savaşın nedenlerini; savaş esnâsında onun seyrini; savaştan sonra da barışın …

Daha fazlası »

Sevgi Dindarlığı

Allah (cc)  hem sevilen hem korkulan bir varlıktır. Allah’tan korkmamız, düşmandan veya yırtıcı bir hayvandan korkma duygusuna benzemez. Korkumuzun sebebi, O’na olan büyük saygımızdır. Nasıl ki, babasını çok seven bir çocuk onu incitecek davranışlardan şiddetle kaçınır, onu üzmekten korkarsa, bizim Allah’tan korkmamız da bir bakıma O’nu çok sevmemizden kaynaklanıyor demektir. Kur’ân-ı Kerim’de “sevgi” sözüne sıkça rastlanır. Meselâ “Allah iyilik edenleri …

Daha fazlası »

Himmet Ehlinin Hâlleri

Himmetin sözlük anlamı; bir işe dikkat edip önem vermek, ilgilenmek, araştırıp tecessüs etmek, üzüntülü ve kederli olmak, iyice yaşlanmak, azim, enerji, istek, meyil ve şevk gibi anlamlara gelmektedir.1 Tasavvuf ıstılâhı olarak himmet; kulun mânevî bir hâl veya başka bir şey elde etmek için, bütün rûhânî güçleriyle birlikte kalbinin Hakk’a yönelmesi demektir. Erenlerin maksadı hâsıl eden, iş bitiren ve dileklerini yerine …

Daha fazlası »

Müslüman Olmanın Gerektirdiği Bir Sorumluluk: Din Kardeşi İçin Fedâkârlıkta Bulunmak / Îsâr Sâhibi Olmak

Makâlenin başlığı bize neler anlatıyor, bunları üç maddede toplayabiliriz: “Müslüman olduğunun bilincinde olmak.” “Müslüman olmanın gerektirdiği mükellefiyet ve sorumlulukları yerine getirmek.” “Din kardeşi için fedâkârlıkta bulunmak.” Her üç konu da birbiriyle içiçe, biri diğerinin lâzımı durumunda. Aslında sâdece birinci madde yeterli: “Müslüman olduğunun bilincinde olmak”. Bu bilinç kazanılırsa, diğer iki madde kendiliğinden yerine getirilecektir. Bu ifâde anlam zenginliğine sâhip çok …

Daha fazlası »