Anasayfa / Yenidünya Dergisi

Yenidünya Dergisi

İrfânî Gelenekte Sevenin Sevdiğiyle Hemhâl Olma Gayreti: Uygulanışı, Dînî ve İnsânî/Vicdânî Dayanakları İle Râbıta

Çoğulu ‘revâbıt’ olan râbıta kelimesi sözlükte ‘iki şeyi birbirine bağlayan ip, alâka, bağ, vuslat, ilgi ve sevgi ile mensûbiyet’ gibi mânâlara gelmektedir.1 Sûfîlerce râbıta ‘şuhud ve iyan makamına ulaşmış kâmil bir şeyhe kalbi bağlamak’, ‘ilâhî ve zâtî sıfatlarla muttasıf, müşâhede mertebesine ermiş kâmil bir şeyhe kalbi bağlayıp huzur ve gıyâbında şeyhin sûreti, sîreti ve özellikle rûhâniyetini hayâlen kendisi ile birlikte …

Daha fazlası »

Hayata İslâmî Dokunuş

Kâinat insan için, insan da Rabbimize kulluk için yaratılmıştır. Her şey ona kul olarak gelecektir. Su akarak, hayat olup canlılık vererek, hava nefes alarak, güneş ısı ve ışık saçarak, toprak ürün vererek yapar kulluğunu. Hilâfet görevini icrâ etsin diye esirgemez hizmetini âdem evlâdından. Akıl, idrak, fehim/anlayış, tezekkür ve tefekkürü sâyesinde emânetleri yüklenen insanoğlu belli kurallara bağlıdır. Bu kurallar manzûmesine din …

Daha fazlası »

Îman ve Hayat

 “Kim İslâm yolunda güzel bir çığır açarsa onun ecrini ve o yolda yürüyenlerin ecrini alır. Fakat onların ecrinden de hiçbir şey eksiltilmez. Kim de kötü bir çığır açarsa onun günâhını ve o yolda yürüyenlerin günâhını alır. Fakat onların günahlarından hiçbir şey eksiltilmez.”1 Îman ve Amel Îman, kuru temennîler ve süslü konuşmalardan ibâret basit bir kabûl olmayıp kalpte kökleşen ve amelle …

Daha fazlası »

Ceviz, Fındık ve İncir Çekirdeği

Âile Danışmanı ve Psikoterapist Cevizi ile meşhur Bitlis ilimizde, bir konferans vermek nasip olmuştu şehrin o temiz yürekli insanlarına. Sahneye elimde tuttuğum bir ceviz ile çıktım ve “Biz âile danışmanlarının ceviz ile ortak bir tarafımız var.” diyerek başlamıştım konuşmama. Sizler de çok duymuşsunuzdur, âile içi sorunların konuşulduğu ortamlarda bu üç meyvenin isimlerini. Ceviz ve fındıkkabuğu ile incir çekirdeği, birer ölçü …

Daha fazlası »

Tasavvufî Gelenekte Hizmet Anlayışı

“Bir topluluk içinde en büyük sevâbı, onlara hizmet eden alır.”1 Tasavvuf geleneğinde hizmet; nefsi eğiten ve nefsin olgunlaşmasına yönelik uygulanan bir seyr ü sülûk metodu olarak görülmektedir. Mahlûkâta hizmet etmeyi bir fazîlet olarak gören sûfîler, öteden beri hizmeti öncelemişler ve şahsî zikirlerini dahî hizmetten arta kalan zaman dilimlerinde yerine getirmişlerdir.2 Sufilerin hizmeti öncelemelerinde hiç şüphesiz Peygamberimiz’in (sav) hizmet etmenin fazîletlerini …

Daha fazlası »

Îmânın Lezzetini Tadanlar

Kıymetli kardeşlerim! Mü’minler birbirine kenetlenen parçalardan meydana gelmiş bir binâ gibidirler. Mü’min, Allah için sever ve sevilir. Sevmeyen ve sevilmeyen kimsede hayır yoktur. Mü’min, kardeşini çok, kendini az düşünür, buyuruyor Resûlullah Efendimiz (sav) ve devâm ediyor: ‘Allâh’a yemîn ederim ki îmân etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de kâmil mü’min olamazsınız.’1 Cennete girmenin ilk şartı îmandır. Elektrik îcâd etseniz de; taksiler, …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş Muhyiddîn-i Arâbi hazretlerinin “Muhâdaratü’l-Ebrar” ve “Müsâmerâtü’l-ahyâr” kitabında ve Hâmid-i İmâdi’nin “Dav’ul-Misbah fî tercemeti Seyyidinâ Ebi Ubeydeti’l-Cerrâh” nam kitabında yazıldığı üzere Hz. Ebû Bekir (ra) evvelâ Hz. Ömer Fârûk (ra) ile mahremâne müzâkere ve müşâvere ettikten sonra Hz. Ebû Ubeyde bin Cerrâh’ı (ra) çağırmış. Ebû Bekir ve Ömer birlikte otururken Ebû Ubeyde yanlarına girdikte Hz. Ebû …

Daha fazlası »

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (33. Mektup)

25 Nisan 1321 târihli yazılmış olan iltifat dolu mektubunuz elime ulaştı ve sevinçle mutlu oldum. İlahî, dünyâda sevinçli ve ukbâda mutlu olasınız. Dünyevî meşgalelerden hâsıl olan ağırlıktan şikâyet buyurmuştunuz. Doğrudur; bir insan dünyevî işlerden dolayı gafil bir kalp ile öldüğü zaman (bunun) âhiretteki ağırlığı daha fazladır. Allah Teâlâ, sizleri ve bizleri korusun. Âyet-i kerîme ve hadîs-i şerifleri tamâmiyle tasdîk eden …

Daha fazlası »

Yûnus Emre Şiirinin Kaynakları

“Yûnus’un sözü şiirden amma aslı Kitap’tan Hadîs ile dinene key bil sâdık olmak gerek” Yûnus Emre Yûnus Emre, üzerinde belki de çok konuştuğumuz, ama anlama noktasında aynı derecede başarılı olamadığımız bir isimdir. Bunun en önemli sebeplerinden ilki, tasavvufa müsteşriklerin bakış açısıyla ve onların yöntemleriyle yaklaşmamızdır. Bilindiği gibi bu bakış açısında tasavvuf, Kur’ân ve Hadîs kaynaklı bir disiplin olarak ele alınmaz …

Daha fazlası »

İffet ve Sabır Âbidesi Bir Dünyâ Güzeli

Kur’ân’da kıssası anlatılan bütün kahramanlar bizler için önemlidir. Her birinin anlatılan kıssasından alınacak sayısız mesajlar vardır. Bu kahramanlardan ikisi vardır ki her müslüman gencin hattâ çocuğun çok iyi tanıması gerekir. Onlar bizim çocuklarımız ve gençlerimiz için özlenmesi ve izlenmesi gereken âbide şahsiyetlerdir. Bunlardan biri Hz. Yûsuf, diğeri ise Hz. Meryem’dir. Hz. Meryem, ana karnında Yüce Allâh’a adanan, çocuk yaşta mâbette …

Daha fazlası »