Anasayfa / Yazarlar / Saliha Malhun

Saliha Malhun

İç Boyutlu Gözlükle İnsan-ı Kâmili Beyaz Perdede Tasvir ve Temâşâ Eylemek!

Ne vakit büyük bir Türk düşünürü yâhud mutasavvıfı hakkında bir film izlesem yâhud tiyatroya gitsem, büyük bir teessür ve sukût-u hayâlle geri dönüyorum. Sermâyelerini çağın ideoloji veya siyâsî gücünden alan baskınlık gayreti yâhud kendi inanç ve felsefelerinden alan yapma-yapıştırma cehâleti! Acaba şu gün küre-i arzda, “hümanizma” denilen çamurun üzerine boca edilmediği kaç sûfî, kaç düşünür, kaç Hakk âşığı var? Geçir …

Daha fazlası »

Mî’mârî ve Mûsikî

“Birdenbire bul aşkı Bu tuhfe bulanındır.” Şeyh Gâlib Dede Biri mekânın, diğeri zamânın rûhu. Schelling “Taşlarda Akan” mûsikiyi ilk ne zaman keşfetti bilinmez; fakat Yahyâ Kemâl’in mî’marînin rûhunu Itrî ve Nevâ-kâr’da bulduğu muhakkak. Âh! Bulmak ve olmak. Yâ’ni olmak! Bulmak ve olmak için bulmayı yâ’ni olmayı istemek gerek. Çünkü zamânı yaratan istektir. Bugün toprak altında kalan sadece antik şehirler değildir. …

Daha fazlası »

Bir Ezel Nasiplisi; “Muhammed Amca”

Muhammed İslâmoğlu; nâm-ı diğer “Muhammed Amca”. 1948 yılında, şimdi Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak da bildiğimiz Huber Köşkü’nde dünyâya geliyor. Asıl adı Uğur Şarman. Babası dolar milyoneri bir fabrikatör. Çocukluğu Sâgıp Sabancılarla komşuluk ettikleri bu muhitte geçiyor. İyi bir eğitim alıyor. Liseyi TED Koleji’nde, üniversiteyi ise Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde okuyan Muhammed Amcamız iyi derecede Arapça, İngilizce ve Almanca biliyor. Çocukluğu ve ilk …

Daha fazlası »

Anlamak Secdedir!

Muhammedî nûra kancalanmamış hangi insana Müslüman ve hangi secdeye namaz diyebiliriz? Buradaki “nur”dan kastımız elbette ki kalp makâmına yâni secdeye varmış aklın, “her ân bir şe’nde olanla” seyri. Bu şuur akışı kâinatla ve bütün varlıkla kesintisiz sonsuz bir vahdet tezyînidir. Bu tezyîne kavuşmamış Türk toplumunun millet olarak beka bulabilmesi mümkün müdür? Yâhut bu akıl ile bütünleşmemiş kurumlardan müteşekkil olamayan bir …

Daha fazlası »

Tasavvuf Ermek değil Erimektir Küçüğüm

Tasavvuf, “ermek” değil “erimektir” küçüğüm. Tenin kâfur kokması, o buğu… Hüzünse içimizden geçen bir büyülü nehirdir, nasılsa yatağını buluyor kalbe girince… Sevgi yetimisin sen. İnsanların kalbinde bir yer edinebilmek için didiniyorsun. Sanki birileri daha sen doğmadan yeryüzündeki sevgiyi silip süpürmüş. Bu yüzden hayâtı bir internet sayfası gibi algılamanı anlayabiliyorum. Bu yüzden sayfana dâvet ettiğin kişilerin de birer varlık olduklarını, bir …

Daha fazlası »