Anasayfa / Yazarlar / Prof. Dr. Kadir Özköse (Sayfa 3)

Prof. Dr. Kadir Özköse

Kılıç Yarası İyileşir ama Dil Yarası İyileşmez

  “Kılıç yarası iyileşir ama dil yarası iyileşmez.” atasözü hayâtın altın kâidesini ortaya koyar. Hangi gerekçeyle olursa olsun asla ne kötü söz ne de hakâret bir mü’mine yakışır.1 Çünkü ȃyet-i kerîmede ilâhî ferman şu şekilde vahyedilmiştir: “Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay hâline!”2 Bir gün Dâvûd (as) Lokmân Hekim’den bir koyun kesip en iyi yerinden iki parça …

Daha fazlası »

Peygamber Efendimiz’in (sav) Sünnet-i Seniyyesini İhyâ Çabası

12 Rebiulevvel 1437 Peygamber Efendimiz’in (sav) dünyâyı teşrif edişlerinin sene-i devriyesidir. 22 Aralık 2015 târihine rastlayan Mevlid Kandili akşamında özellikle nefsimizi muhasebe edip Peygamber Efendimiz’in yoluna ne kadar uyduğumuzu test etmek zorundayız. Mevlid Kandili münâsebetiyle İslâm dünyâsında tüm Müslümanların ulvî görevini hatırlatmak amacıyla makâle başlığında beyân ettiğim ‘sünneti ihyâ vazîfesi’ne herbirimizin dâvetli olduğunu hatırlatmak istiyorum. Allâhu Teȃlȃ kullarına Kur’ȃn-ı Kerîmi’nde …

Daha fazlası »

Mevlȃnȃ Diliyle Eğitime Duyulan İhtiyaç

Mevlânâ, hem kendi bakışlarını hem de Kur’ân tefekkürünün bakışını insana, özellikle yaşayan insana çevirmiştir. Mevlânâ, dînin kuru bilgi, şekil ve doktrin tarafından çok duygu, iç tecrübe ve aşk aktivitesi yönüyle kucaklaşmıştır. Hem o; îmânı, aşkı ve cezbesi bakımından sünnet-i Muhammediyye tâkipçisidir.3 Mevlânâ, üç yönlü bir eğitim-öğretim faaliyeti sürdürmekteydi: Medresede din ilimleri öğreticiliği, müridlerini mânen geliştirmek için zikir halkaları ve câmi …

Daha fazlası »

Müslümanın Çalışma Disiplini

Evrende bulunan herşey hareket hâlindedir. Gök cisimleri, yerde bulunan her şey, hayvanlar, bitkiler ve hattâ cansız/cemâdât dediklerimiz bile. Güneş, ay ve yıldızlar hiç yerlerinde durmazlar. Kur’ân‘ın deyişiyle “Güneş de yörüngesinde yürüyüp gitmektedir. Bu, güçlü ve bilgin olan Allâh’ın kânunudur. Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tâyin etmişizdir.  Aya erişmek güneşe düşmez. Gece de gündüzü geçemez. Her …

Daha fazlası »

Sȗfȋ Gelenekte Uzlaşma Kültürü

Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır. Yüreklerin ortak attığı toplumlarda sosyal hayatta da bütünlük tezâhür eder. İslȃm toplumunda Müslümanlar İslȃm ve insanlık ortak paydasında birleşmek ve bütünleşmek zorundadırlar. Asr-ı saadet döneminde Müslümanlar ayrılıkları değil ortak noktaları öne çıkararak saadet asrını katmerleştirdiler. Târihȋ süreç içerisinde Müslümanlar Endülüs, Selçuklu, Babür ve Osmanlı medeniyetlerinde ortak hâfızayı çalıştırarak insanlığın barış ve huzur deneyimlerini gerçekleştirdiler. İslȃm …

Daha fazlası »

Mürşid-i Kȃmile Duyulan İhtiyaç

Tasavvufȋ eğitim bir mürşid-i kȃmilin gözetiminde gerçekleştirilen terbiyedir. Ebû Ali Dekkâk (ö. 405/1014)’ın ifâdesiyle söyleyecek olursak, yetiştireni ve dikeni olmadan kendi kendine yetişen ağaç yaprak açar, fakat meyve vermez. Tedricî bir surette tarikatın âdâbını öğretecek bir üstada sâhip olmayan mürîdin durumu da böyledir. O hevȃ ve hevesine tapar, kurtuluş yolu da bulamaz.1 Dolayısıyla seyr ü sülûka yönelen mürîdin, bir rehber …

Daha fazlası »

İslȃm’ın Ötekilerle İlişki Kurma İlkesi

İslâm, farklılıkların birarada barış ve huzur içinde yaşamalarına dâir ahlâk ve hukuk ilkelerini belirlemiş yegâne dindir. İslâm’ın “öteki” anlayışı, farklılıkların bir kimlik olarak muhafaza edilip yaşatılmasını öngörür. Kur’ân-ı Kerîm, farklılıkları Allâh’ın âyetleri olarak değerlendirir (Rûm, 30/20) ve insanların kavimlere, kabîlelere, ırklara ayrılmasının hikmetini “teâruf” kavramıyla izah eder (Hucurat, 49/13). Buna göre yer­yüzünde dillerin, renklerin, etnik yapıların farklı farklı oluşu; ötekini …

Daha fazlası »

Tasavvufta Murâkabe Eğitimi

Ebu Osman el-Mağribî (ö. 373/983) tasavvuf yolunda insanın nefsini âşinâ kılması gereken üç fazîletli amelden bahseder. O bunları; muhâsebe, murâkabe ve amelin şer’î bilgiyle idâre edilmesi olarak sıralar.1 İmam Kuşeyrȋ (ö. 465/1073) eserinde hocası Ebu Ali Dekkâk (ö.405/1014)’tan rivâyetle bir anekdot aktarır. Olayı aktardıktan sonra da “kulun yaratılmışlar karşısında riâyet edeceği rikkat ölçüsünün hassaslığı bu kadar fazla olur da Yaratanımız …

Daha fazlası »

Peygamber Efendimiz’in (sav) Kardeşlik Çağrısı

Peygamber Efendimiz’in (sav) öncelikli çağrısı, Müslümanların birbirlerine kardeş olmalarıdır. Allah Teȃlȃ Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmaktadır: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin.” Peygamber Efendimiz (sav) de, îman kardeşliğinin önündeki her türlü engeli ortadan kaldırarak bütün müminleri kardeş ilân etmiştir. İslâm kardeşliği, ‘Allah için sevme’ ilkesi etrâfında kurulmuş samîmiyete dayalı bir bağdır. Zîrâ Peygamber Efendimiz güler yüzün, tatlı sözün bile bir …

Daha fazlası »

Ululemre İtâat

İtâat; Hakk’a boyun eğmektir. Hakk’a kulluğun sarsılmaz bir ifâdesidir. Kararlılığın, samîmîyetin, bağlılığın aidiyetin ifâdesidir. Faklı adreslere savrulmamanın, kafa karışıklığına uğramamasının, sakat fikirlere kurban gitmemenin adıdır. Müslümanın itâati anlık değil daimi, sureta değil candan, kula kulluk sapkınlığında değil Hakk’a kulluk aydınlığındadır. Çünkü mü’min Allâh’a isyanın söz konusu olduğu yerde kula itâat olunamayacağını bilir. Allâh’a peygambere ve ululemre itâatin İlâhî fermân olduğu …

Daha fazlası »