Anasayfa / Yazarlar (Sayfa 30)

Yazarlar

Ümmet Çiçekleri Yeniden Açacak

Yeter deme zamânı gelmedi mi bu bencilliğe ve vurdumduymazlığa? Merhametsizlik çölünde kavrulan, kaybolmaya yüz tutmuş insanlığın yeniden çiçek açma zamânı gelmedi mi? Açlıkla, vatansızlıkla sınanan, kendi memleketinde köleleştirilmek istenen bu ümmetin kardeşlerimiz olduğunu, “onların yaralarına ümmet kardeşliğinin merhem olacağını” hatırlamamızın zamânı gelmedi mi? Bir tarafta küçücük çocukların cansız bedenleri deniz kıyılarına vururken, bu normal bir şeymiş gibi âdetâ görmezden geliyorlar. …

Daha fazlası »

Ümmet Şuuru

Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: “Ümmetimin tamâmı Cennet’e girecektir. Ancak Cennet’e girmemek için ayak diretenler müstesnâ.” Biri O’na (sav) şöyle bir soru yöneltti: -Ey Allah’ın Rasûlü! Kim Cennet’e girmemek için ayak diretir ki? Allah Rasûlü (sav) şöyle cevap verdi: -“Bana itâat eden Cennet’e girecektir. Bana isyân eden, (Benim emrime karşı çıkan kimse) Cennet’e girmemek için ayak diretiyor demektir.”1 ÜMMET: ALLAH RASÛLÜ’NÜN …

Daha fazlası »

Namazı Ayağa Kaldırmak/Namazla Ayağa Kalkmak

Hayat düstûrumuz Kur’ân’da sallû/namaz kılın ifâdesinden çok ekîmü’s-salâh/namazı ikame edin emri yer alır. Namazı ikaame etme; namazı ayağa kaldırma, namazla ayağa kalkma anlamlarını öne çıkarır. Îman adamı, dînin temeli olan namazı vaktinde, Allah ve Rasûlü’nün belirlediği vakit ve şekilde, şuurlu bir şekilde edâ edecek ve namaz ibâdetini kulunu Rabbine yaklaştıran bir vâsıta, İslâm toplumunda görünen bir şiar, mü’minleri ötekilerden ayıran …

Daha fazlası »

Hilâl’in Şehitleri

Anadolu, târih boyunca başından geçen felâketlere karşılık, aynı ölçüde efsânevî kahramanların da sıradağlar gibi âbideleştiği bir diyar. Şanlı târihimizi omuzlayan baş aktörlerden biri de, mübârek bedenlerini vatanımızın tapu senedine dönüştüren ve üzerinde yaşadığımız toprakları âdetâ cennetten köşeye çeviren şehitlerdir. İstikbâlimiz o yiğit insanların destansı gayretleri üzerine binâ edilmiş ve isâbetli rehberlikleriyle şekillenmiştir. Malazgirt’ten bugüne târih, onların emsâlsiz şahlanışlarıyla doludur. Bir …

Daha fazlası »

15 Temmuz: Bir Milletin Kıyâmı

Müslüman olduğu günden beri omuzlarına ağır bir sorumluluk almış olan Türk Milleti, târih boyunca birçok zorlu imtihanlarla karşı karşıya kalmıştır. Varoluşunu âdetâ din, vatan ve mukaddesâtın korunması yoluna adamış bir millet olarak, zaferden zafere koşmuştur. Yapılan fetihlerdeki en birincil amaç olarak Allâh’ın rızâsını kazanmayı hedefleyen bu millet, din, vatan, nâmus vb. değerlerin korunması mevzubahis olduğunda destan yazmayı son derece iyi …

Daha fazlası »

Kıyam

Namazda kıyam, rükû ve secde, insanın bütün davranış biçimini ifâde eder. Selâmla sonuçlanan namaz, tahiyyesiyle cemiyetin huzur ve bekasını temin eder. Namaz ibâdetin başıdır. Kolsuz ayaksız, gözsüz kulaksız insan yaşar. Fakat başsız yaşayamaz. Namazda kıyam; îmanda yakîni, ibâdette devâmı, ahlâkda numûne-i imtisâli, örnek olmayı ifâde eder. Emr-i İlâhîde kıyam tam olursa, tebliğ ve dâvette, sevgi ve buğuzda, cihâdın her çeşidinde; …

Daha fazlası »

Nefsin ve Yeryüzünün İhyâ Ve İnşâsı İçin Kıyam: Cihad

Allah kâinâtı yarattı, donattı, yaşanabilir kıvâma getirdi. Sonra insanı yarattı, kâinatta yaşam verdiği dünyâ gezegenine “halîfesi” olarak gönderdi. İnsanın yeryüzünün en şerefli mahlûğu olmasının sebebi ona yüklenen hilâfet misyonunda gizlidir. Zîrâ o yeryüzüne Allâh’ın adına hükmedecekti. “Ey Dâvûd! Biz seni yeryüzünde halîfe yaptık. O halde insanlar arasında adâletle hükmet.” (Sâd, 26.) meâlindeki âyet de bu görüşü desteklemektedir (Fahreddin er-Râzî, I, …

Daha fazlası »

İstanbul – Recep Babacan

İstanbul… Mânevî anahtarların açtığı kapılardan birisi. Resûlullâh’ın (sav) Sancaktârı Hz. Halid Bin Zeyd’in makâmının bulunduğu şehir. Gönül meltemlerinin ilâhî esintilerinin buluştuğu İslâm beldesi, Dünyânın bir zamanlar yönetildiği başkent, Resûlullâh’ın sancağının muhafaza edildiği kutlu mekân, Umutların, hüzünlerin, batan günlerin ve yeniden doğacak günlerin şehri… Sayabildiğim sâdece birkaç önemli özellikten bâzılarıydı bunlar. İstanbul dünyâ üzerinde 3 şehirden geri kalmış. Bu şehirler sırasıyla: …

Daha fazlası »

Dünyâ Târihine Yön Veren Osmanlı Sultanları Osmanlı Sultanlarına Yön Veren Gönül Sultanları

Osmanlı İmparatorluğu kurulduğu günden itibâren maddî sebeplere sımsıkı sarılması ve bunun yanı sıra mâneviyâtı da hiçbir zaman ihmâl etmemesi ile tanınan bir devlettir. Maddî anlamda siyâsî ve sosyal ilişkilerini kendinden emin, temkinli bir tarzda devâm ettiren Osmanlı’nın bu kararlılığının arkasında, belki de birçoğumuzun fark edemediği gibi, ilim adamlarına ve mâneviyat önderlerine gereken değeri vermesi vardır, denilse yeridir. Çünkü cihan devleti …

Daha fazlası »

Kültürümüzde Vakıf ve Vakfiyeler

“Vakf” kelimesi sözlükte “durmak, durdurmak ve alıkoymak” mânâsına gelir. Terim mânâsı ise, “Bir mülkün menfaatini halka tahsis edip aynını Allah Teâlâ’nın mülkü hükmünde olarak temlik ve temellükten müebbeden menetmektir” diye târif edilmiştir.1 Bu târife göre, vakfedilen şey vakfedenin mülkiyetinden çıkıp Allâh’ı‎n mülkü haline gelmektedir ki, artık bu mülkte kamunun hakkı vardır. Vakıf, sâdece Allâh’ın rızâsını kazanmak için, varlıklı kimseler tarafından …

Daha fazlası »