Yazarlar

Güncel Şirk (Deizm), Rabbânî Olmayı Değil Rabb Olmayı İddia Etmektir / Mahmut Eyüpoğlu

Allah (cc) insanlarla ilk muhâtap olduğunda onlara şu soruyu soruyor: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Bu soruda dikkatimizi çeken nokta Allâh’ın, Kendisinin “rubûbiyyetini”, yâni “Rabb”lığını insana tasdîk ettirmesidir. Hem insanı bizâtihî kendisine şâhit kılarak. “Kıyâmet gününde, biz bundan habersizdik demeyesiniz diye Rabbin Âdemoğullarından, onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şâhit tuttu ve dedi ki: Ben sizin Rabbiniz değil miyim? (Onlar da), Evet (buna) …

Daha fazlası »

Kulun Rabbiyle İrtibâtı / İdris Kocabaş

İnsanın yaratılış amacına baktığımız zaman onun çok ağır bir sorumluluğun altına girdiğine şâhit oluruz. Yük ağır ama bir o kadar da mukaddes bir yüktür. Çünkü makāmların en ulvîsi olan “kulluk” makāmının hakkını vermeye yönelik çabaya vesîledir. Dünyâya gelişin ve Hakk’a vâsıl olabilmenin en temel esâsı, kulun Rabbiyle olan irtibâtında saklıdır. İrâdesini îman ve ittibâdan yana kullananlar, netîcesi Allâh’ın rızâsı olan …

Daha fazlası »

Meleklere Îman ve Pozitivist Yaklaşımın Îtikādî Netîcesi / Dr. Mehmet Sürmeli

Meleklerin varlığını kabûl etmek îmân esaslarındandır. Kur’ân-ı Kerîm’de birçok âyet meleklerin varlığına delâlet ettiği gibi meşhur Cibrîl hadîsi de konuyla ilgili önemli delillerdendir. Melek kelimesinin aslı “elçi” anlamına da gelen “ulak”ın kök fiili olan “elk”dir. Allah Teâlâ ile peygamberleri arasında elçilik yaptıkları için melek ismi verilmiştir. Çoğulu “melâike”dir.1 Terimsel anlamı ise; değişik şekillere girebilen latîf, nûrânî varlıklardır.2 Kur’ân-ı Kerîm’den öğrenmiş olduğumuz kadarıyla; …

Daha fazlası »

el-Bâsıt (cc) / Dr. Mehmet Sürmeli

el-Bâsıt (cc): Rızkı genişleten, gönlü sıkıntılardan kurtaran, inşirah veren, ruhları bedenlerine yayan anlamında Allah Teâlâ’nın esmâ-i hüsnâsından biridir. İstediği kuluna yepyeni bir hayat, neşe, huzur ve mutluluk veren, insanların sıkıntılarını gideren; yaratılanların rızkını istediği zaman, istediği kadar bollaştıran anlamlarına da gelmektedir. Bu isim, “Bast” mastarından farklı formlarda kullanılsa da, el-Bâsıt şeklinde Kur’ân-ı Kerîm’de geçmemektedir. Hz. Peygamber bu ismi esmâ-i hüsnâ içerisinde …

Daha fazlası »

Esmânın Tesirinden, Toplumun İstikāmetine / Alper Duran

Fertler ve toplumlar, varlıklarının mânâsını ancak hakîkî bir idrak ile anlayabilirler. Kendilerini özüne kavuşturan ve bu özle terakkî ettiren hususların temelinde, şuur manzûmesi yatar. Zîrâ şuur; ne için cehd etmeliyim, neyi bilmeliyim ve nereye varmalıyım suallerini şümullüce cevaplayacak bir keyfiyettir. Bu keyfiyetten uzak kaldıkça, biteviye aldanmaya devâm edilir. Bunun için, eşyânın hakîkatine varmanın sancısını çekenlerin, isim ve ilim levhalarına evrensel …

Daha fazlası »

Çocuklarda Sevgiye Sınır Koymadan Korunan Sınırlar / Asuman Düzgün

Mesleğim gereği, okul ortamında öğrenci davranışlarını bolca gözlemleme imkânına sâhibim. Okul bahçesinde veya koridorunda yürüyen, koşan, oynayan her bir öğrencinin davranışlarındaysa genelde içinde yetiştikleri âileye dâir izler görürüm. Yine öğrencilerin kullandığı kelimeler, oynadığı oyunlar ve arkadaş ilişkileri, bizlere geldikleri ortama yönelik bolca sinyal verir. Özellikle ilkokul çağı çocuğu rol model aldığı kişileri taklîd ettiğinden, hayâtına etki eden kişilerle ilgili bizlere …

Daha fazlası »

Editör’den…

Biz sevdik âşık olduk, sevildik mâşuk olduk,  Her dem yeniden doğarız, bizden kim usanası…  Değerli Okurlarımız,  İnsanlık, ruh ikliminin kışa döndüğü bir çağı yaşıyor. Bu ortamda Yenidünya Dergimiz 28 yıldan beri gönülleri ısıtmaya çalışan bir irfan ocağı gibi yanmaya devam ediyor. Kalbimize ve aklımıza fikir tohumları ekiyor. Her sayımızda 20 yaşındaki bir gencin heyecanını görmek hepimizi mutlu ediyor. Hanımefendi ve …

Daha fazlası »

Mârifet Okulu / Alemdar

Hasan-ı Basrî’nin elinde tevbe eden Habîb-i Acemî, su üstünde yürür. Hocası bunun sebebini sorunca: “Yâ Hasan, sen satır kararttın, ben ise gönül ağarttım” der.  İmam Şâfiî; ümmî olan, tahsîli olmayan Şeybân-ı Râî’nin önünde öğrenci gibi oturduğu ve sorular sorduğuna şaşanlara: “O, Hak Teâlâ tarafından ilme mazhardır.” der. Fas’ta yetişen Şeyh Abdülaziz Debbağ (ks) Hazretleri zamânının kutbudur; kemâl mertebesinde büyük bir velîdir. Okur-yazar değildir. Bu …

Daha fazlası »

Hüsn-i Huluk / Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Sallallâhu teâla aleyhi ve sellem Efendimiz hadîs-i şeriflerinde buyurmuştur: “Nâs, Hakk Teâlâ Hazretlerinin iyâlidir. Allah Teâlâ ve Tekaddes Hazretlerine halkın en sevgilisi, Hakk’ın iyâline ihsân üzre olan kimsedir.” Kezâ -sallallâhu teâlâ aleyhi ve sellem- bir hadîs-i şerîflerinde buyurmuşlardır: “Mü’min mü’minin karındaşıdır. Ona zulmeylemez ve bir kimse mü’min karındaşının hâcetine sa’y ederse Allah Teâlâ Hazretleri de o kimsenin hâcetini revâ eder.” (Muhammed …

Daha fazlası »

Âlimlerin Fazîleti / Kalemdar (ks)

Kıymetli kardeşlerim! Sultan-ı Enbiya Muhammed Mustafa (sav) Efendimizin ruh-i tayyibelerine, ehline, ashabına, bütün peygamberân-ı îzâm, evliyâ- i kirâm Hazretlerinin ruhuna, dağlar başında kalmış, hâk ile yek­san olmuş, bir Fatiha’ya muhtaç din kardeşlerimizin ruhlarına üç ihlâs bir Fatiha okuyarak sohbetimize başlayalım inşallah. Kenzü’l-İrfan’da geçen bir hadis-i şerifte Fahr-i Kâinat Efendi­miz (sav) şöyle buyuruyor: ‘İlmiyle amel eden bir âlimin, cahil abid üzerine …

Daha fazlası »