Anasayfa / Yazarlar / M. Sâmî Ramazanoğlu (ks) (Sayfa 5)

M. Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazanoğlu Mahmud Sami, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu

Hicrette Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh)

 Sürâka’nın Rasûlullah’ı Yakalama Teşebbüsü Sürâka bin Malik der ki: Rasûlullah (sav) Efendimiz Hazretleri ve Hz. Ebû Bekir’in her birerinin diyeti yüz deve olmak üzere ikisinden birini katl veya esir edip getiren kimseye yüz deve verileceğine dair Kureyş keferesinin vermiş olduğu kararı tebliğ ve ilân etmek üzere gönderilmiş elçiler bize gelip haber verdiler. Bir mecliste oturmakta iken bir kimse gelip yanı …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh)

Ebû Bekir dahi: – “Babam sana fedâ olsun yâ Rasûlallah ben de maiyyet ve sohbetlerinizde bulunacak mıyım?” dedi. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri de: – “Evet, sen de beraberimdesin” buyurdu. Sonra Ebû Bekir: -“Yâ Rasûlullah! Babam Sana kurban ve fedâ ol­sun bu iki râhilenin hecin devemin birini alınız.” dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz haz­retleri de: – …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh)

Hz. Âişe -radıyallahu anhâ- der ki: – “Rasûlullah (sav) Efendi­miz Hazretleri, Mekke-i Mükerreme’de bulunan ehl-i İs­lâm’a hitaben: “Tahkikatı bana sizin dâr-ı hicretiniz gösterildi, iki taşlık ortasında hurmalık bir mahaldır.” buyur­muştur. Buna binâen artık hicret edenler Medine-i Münevvere’ye hicret ettiler. Habeşistan tarafına hicret edenler de tekrar Mek­ke’ye avdet edip sonra Medine’ye hicret ettiler. Sonra babam Ebû Bekir de hicrete hazırlandı ise …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh)

Hâfız-ı Hakîkî Hak Teâlâ hazretleri vikâye buyurarak onları şaşırttığından gâr’ın içine bakmamışlardır. Onlar mağara önüne geldiklerinde Ebû Bekir -radıyallâhu anh- pek ziyâde mahzûn olarak: – “Yâ Rasûlallâh, beni öldürürlerse ne gam. Ben bir şahısım, amma Allah -celle celâluhu- göstermesin Sana bir ziyan eriştirecek olurlarsa bütün ümmetin helâkine sebep olur.” dedikte Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem – “Allah bizimle beraberdir, …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh)

Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-, Ebû Bekir Sıddîk -radıyallâhu anh-’ın hânesine vardı. Kapısı önünde durdu, âdâb-ı Şer-i Şerif üzere: “İçeri girmeğe ev sâhibinin izni var mı?” diye sordu. Hz. Ebû Bekir de “Buyrunuz Yâ Resûlallâh” dedikten sonra Resûl-i Ekrem içeri girdi ve taraf-ı Bâri Teâlâ’dan hicrete mezun olduğunu bildirdi. Ebû Bekir Sıddîk -radıyallallâhu anh da “Ben de birlikte miyim?” diye …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh)

İslâm târihinde en mühim bir hâdise olan Hicret-i Nebevî’de Ebû Bekir -radıyallâhu anh- âilesinin şerefli, büyük bir hizmeti vardır. Hicret-i Peygamberî târihin seyrini değiştiren mühim bir hâdisedir. İslâm güneşinin Medîne-i Münevvere ufuklarında bütün meş’alesiyle parlayarak, arzın her tarafını aydınlatmağa başlaması bu hicretten sonradır. Müslümanlar, Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem-’den aldıkları tâlimât üzerine birer ikişer Medîne-i Münevvere’ye hicret ederken Ebû …

Daha fazlası »

Hullet (Dostluk)

Rasûlullâh –sallallâhu aleyhi ve sellem-‘den rivâyet olunan bir hadîs-i şerîfte O şöyle buyurmuştur: “Merhamet, ancak şakî kimsenin kalbinden sökülüp atılmıştır.” Amr ibn’ül–As’ın oğlu Abdullah -radıyallâhu anh-‘ın rivâyet ettiği bir hadîs-i şerîfte aziz Peygamberimiz buyuruyorlar: “Merhamet edenlere Allah Teâlâ da merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki semâda olan da size merhamet etsin.” İşârette şöyle deniliyor: Allah Teâlâ dostu İbrâhîm  -aleyhisselâm-‘ı …

Daha fazlası »