Anasayfa / Yazarlar / M. Sâmî Ramazanoğlu (ks) (Sayfa 4)

M. Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazanoğlu Mahmud Sami, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem Efendimiz’in Hilâfet İçin İşaretleri Rasûlullah (sav) Hazretleri Amr bin Âs’ı Zatü’s-selâsil nâm gazâya ordunun emiri olarak göndermişti. Amr bin Âs der ki: Gazay-i mezkûrden avdetimizde ben Rasûlullah (sav) Hazretlerinin huzûruna varıp: – “Ya Rasûlallah! Bütün nâs içinde en ziyade kimi seversiniz!” dedim. Buna cevâben Rasûlullah (sav) Hazretleri: – “Âişe’yi severim” dedi. Tekrar ben: – “Ya Rasûlallah! Erkeklerden en …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem Efendimiz’in Hilâfet İçin İşaretleri Kâsım Muhammed bin Ebî Bekir –radıyallahu anh- der ki: Bir gün Âişe –radıyallahu anha- şiddetli baş ağrısına tutulduğundan ölüme sebep olacağına işareten “Vay başım” demesi ile Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-: – “Şâyet sen benim hayatımda vefât edersen ben senin için istiğfar eylerim,” buyurdu. Âişe (r. anha) bu kelâmdan müteessir olarak: – “Vay başıma …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Sonra ben yine kapıya avdet edip oturdum yine biraderimin gelmesini Cenab-ı Hak murad ederse getirir diye temennî eylemekte iken bahçenin kapısı tahrik edildi, sallandı. Ben: – “Bu kimdir?” dedim. Cevâben: – Osman bin Affan’ım, dedi. Sonra ben: – Dur, biraz bekleyin istîzan edeyim, dedim. Rasûlullah (sav) Hazretlerine gidip onu haber verdim. Rasûlullah (sav) Hazretleri biraz sükût ve tevakkufdan sonra bana …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Ebû Mûsa el-Eş’arî (ra) der ki: Kendi hânemde abdest aldım, hânemden dışarı çıktım. Artık bugün akşama kadar Rasûlullah (sav) hazretlerinin maiyyet-i seniyyelerinde aleddevam bulunacağım, diye niyyet eyledim. Ve bu niyyet üzere Mescid-i Seâdet’e vardım, orada bulunanlara Rasûlullah (sav) Hazretlerinin ne tarafa çıktığını sual eyledim. İsr-i risaletpenâhi’yi takip eyledim. Rasûlullah (sav) Hazretleri Mescid-i Kuba yakınında “Bi’r-i Eris” namında meşhur bir bostan …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Hz. Ebû Bekir’in Afdal-i Ashab Oluşu İbni Abbas’dan mervidir ki: “Hakka ki, gerek mal ve gerek bedenen Kuhâfezâ Ebû Bekir Sıddîk’dan ziyâde beni minnettâr eden hiç bir ferd yoktur. Eğer nâs içinde birini kendime dost ittihaz etmiş olsa idim Ebû Bekir Sıddîk’i kendime dost ittihaz ederdim. Lâkin hullet ve uhhuvet-i diniyye daha efdaldir. Şimdi siz gözümüzün önünde mescid ve Harem-i …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Hz. Ebû Bekir’in Afdal-i Ashab Oluşu Daha önce geçen âyet-i celîle’de Vâcib Teâlâ ve Tekaddes hazretleri Rasûlullah (sav) Efendimiz hazretlerinin Ebû Bekir -radıyallâhu anh-‘ı tesliyesi üzerine cereyân eden ahvâli beyan etmek üzere: “Ahvâl bu minval üzere korkulu bir halde cereyan edince, Allah Teâlâ hazretleri, Rasûlü üzerine emniyet ve sükûnet indirdi. Binâenaleyh kalb-i nebevîleri müsterih oldu. Ve muâvenet-i ilâhîyi, refîki Ebû …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

RESÛL-İ EKREM’E YAKINLIĞI Ebû Bekir – radıyallahu anh-‘ın îman ettiği gün kırk bin dirhem veya dinar malı vardı. Hicret ettiği gün yalnız beş bin dirhem veya dinarı kalmıştı. Ki, üst tarafını yani elinde kalan meblağı da hep rıza-i ilâhî ve Resûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- uğrunda bezletmişti. Ve ezcümle mü’min olduklarından dolayı müşriklerin zulüm ve işkencelerine düçâr olan bir çok …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

RESÛL-İ EKREM’E YAKINLIĞI Ey müminler, eğer siz Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-‘e yardım etmezseniz, bundan evvel Allah Teâlâ muhakkak Rasûlüne yardım etti. Şu zamanki, o zamanda iki kişinin ikincisi olduğu halde Mekke kâfirleri Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-i Mekke’den çıkardılar ve o zaman Cebel-i Sevr’de (mağara) da idiler. Ve o mağarada bulundukları sırada Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kemal-i tevekkül …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh)

Sonra Rasûlullah – sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri yahûdîlere hitaben: – “İçinizde Abdullah bin Selâm nasıl bir kimsedir?” diye sual buyurdu. Onlar da cevaben: – “O bizim seyyidimizdir ve seyyidimizin oğludur” derler. Sonra Rasûlullah – sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri yahûdîlere hitaben: – “Öyle ise şayet Abdullah bin Selâm İslâm olursa ne diyeceksiniz; bana haber veriniz?” buyurdu. Yahûdîler ise: – …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh)

Medine’de Rasûlullâh’ın (sav) mihmandarı Ebû Eyyûb el-Ensârî –radıyallahu anh- der ki: Rasûlullâh –sallallahu aleyhi ve sellem- hazretleri Medine-i Münevvere’yi teşriflerinde: – “Medine’de bulunan akraba ve taallûkatımızın hânelerinden bize en yakın olan hâne kimin hânesidir ve hangi hânedir?” diye sual buyurunca Ebû Eyyûb el-Ensarî –radıyallahu anh-: – “Ya Nebiyyallah benim hânemdir. Şu kuyu da benim kuyumdur.” dedi. Sonra Rasûlullah –sallallahu aleyhi …

Daha fazlası »