Anasayfa / Yazarlar / M. Sâmî Ramazanoğlu (ks) (Sayfa 2)

M. Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazanoğlu Mahmud Sami, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu

Hz. Ebû Bekir’in Mücâhidlere Tenbihnâmesi

Hz. Ebû Bekir’in Mücâhidlere Tenbihnâmesi Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “Gideceğiniz memlekette zinhar zulüm ve teaddi etmeyiniz, çok yaşlı olanı katletmeyiniz. Hayvânâtı da helâk etmeyiniz. Düşman ile ahid ve karar etdikte ahdinizi bozup da ikrârınızdan dönmeyiniz ve manastırlarda birtakım ruhbanlar vardır ki, onların kavl-i bâtılları iktizâsı nefislerini hapsetmişlerdir. Onları sakın katletmeyiniz. Ma’bedlerini hedmetmeyiniz ve zarûret-i fevkalâde olmadıkça hayvânâtı kesmeyiniz ve ağaçları …

Daha fazlası »

Irak ve Suriye’de İslâm’ın İntişârı

Irak ve Suriye’de İslâm’ın İntişârı Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hz. Ebû Bekir fütûhata başladığı zaman teshîri îcâb eden havâlinin Arabistan ile Şarkî Roma arasında duran ülkeler, Irak-Suriye havâlisi olduğunu biliyordu. Hz. Hâlid’in kumandasındaki ordu Nebaç’da toplandı. Sonra Eyle’ye yürüdü ve zabt etti. Amman, Bahreyn, İran, Hind ve Çin’den gelen gemiler buraya uğrardı. Denizden mesâfesi azdı. Basra ile arası dört fersahtır. …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm’in Cem’edilmesi

Kur’ân-ı Kerîm’in Cem’edilmesi Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Asr-ı Saâdet’te Hz. Peygamber (sav) Efendimiz’e nâzil olan Kur’ân-ı Kerîm deri parçaları, taş parçaları, hurma yaprakları ve buna mümâsil şeyler üzerine yazılmış olduğundan Hz. Ebû Bekir’in (ra) devrini tezyîn eden mefâhirden biri de Kur’ân-ı Azîmüşşân’ın onun zamânında bir cild hâlinde toplanmasıdır. Zaman-ı Saâdet Nebevî’de Kur’ân-ı Kerîm tamâmiyle yazılı ve mahfûz olduğu halde tek …

Daha fazlası »

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (36. Mektup)

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (36. Mektup) Güncelleme: Fatih Çınar Hakk -celle ve alâ- Hazretleri Kelâm-ı Kadîm ve tâzîme lâyık olan Kur’ân’da; ‘Her nerede olursanız olun Allah sizinledir’1 buyurmuştur. Yâni O (cc), özel hallerinize vâkıf, hâzır ve nâzırdır, demektir. Bu âyet-i celîleye kalp, söz, fiil ve hâl olarak îman ve itikâd eden kullar derece ilerlemesiyle cennet müjdesine ulaştıkları gibi dünyâ yurdunda …

Daha fazlası »

İrtidat ve İsyanların Bastırılması

İrtidat ve İsyanların Bastırılması Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) İslâmiyet zuhûr ettiği gündenberi her türlü husûmet ile karşılaşmış, İslâmiyeti söndürmek için türlü türlü sûi kasd tertip olunmuştur. İlk evvel müslümanlara işkence tatbikiyle onları tuttukları yoldan döndürmek istemişler; fakat işkenceler müslümanların imanı karşısında âciz kalmıştı. Müslümanlığa karşı kılınçlar çekilmiş; fakat müslümanlığın ezeli kudreti karşısında bütün kılınçlar kırılmıştı. Bütün maddi vasıtalar körelmiş, müslümanlık …

Daha fazlası »

Hz. Ali’nin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (r.anhüm) Hakkındaki Hutbesi

Hz. Ali’nin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (r.anhüm) Hakkındaki Hutbesi Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hilâfet meselesinde Hz. Ali ile en ziyâde uğraşan Hz. Ömer Fâruk, Hz. Ali’nin en ziyâde kadrini bilir idi. Hattâ Hz. Ömer bir gün Hz. Ali’ye bir müşkil mesele sormuş, o da derhal cevab verince Hz. Ömer: – ‘Hz. Ali’nin bulunmadığı cemâat içinde bir mesele-i müşkile …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi 

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş   Allah ve Rasûlü’nün dâvetine keyfiyet-i icâbetimizi ve hasbeten–lillah hicret ve Rasûlullah’a nusrat ve Allah yolunda vatanlarımızdan hurûcumuzu, evlâd, emval ve yârânımızdan ayrıldığımızı sen pek âlâ biliyorsun. Bizim öyle fedakârlık ettiğimiz vakitler sen çocukluk âleminde terbiye ediliyordun. Sonra sen kemâle erdin, menzil-i maksuda erişdin. Şimdi kadrin mechûl ve fazlın münker değildir. Amma biz o vakitler, dağları yenden kaldıracak ve insanın alnındaki saçları ağartacak korkunç haller içine düşüp derin yerlerine dalarak ve dalgalarına binerek acı sularını …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş Muhyiddîn-i Arâbi hazretlerinin “Muhâdaratü’l-Ebrar” ve “Müsâmerâtü’l-ahyâr” kitabında ve Hâmid-i İmâdi’nin “Dav’ul-Misbah fî tercemeti Seyyidinâ Ebi Ubeydeti’l-Cerrâh” nam kitabında yazıldığı üzere Hz. Ebû Bekir (ra) evvelâ Hz. Ömer Fârûk (ra) ile mahremâne müzâkere ve müşâvere ettikten sonra Hz. Ebû Ubeyde bin Cerrâh’ı (ra) çağırmış. Ebû Bekir ve Ömer birlikte otururken Ebû Ubeyde yanlarına girdikte Hz. Ebû …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş Kezâ Hz. Ebû Bekir: –“Hıyânet etmeyiniz, gadretmeyiniz, haddi tecâvüz etmeyiniz, kimsenin âzâsını kesmeyiniz, çocukları, ihtiyarları, kadınları öldürmeyiniz. Hurma ağaçlarını kesip yakmayınız, yemiş veren bir ağaca dokunmayınız. Deve, koyun, inek gibi hayvanları gıdâdan başka bir maksad için kesmeyiniz. Yolda manastırlara çekilmiş âdemlere rast geleceksiniz, onları kendi hallerine bırakınız.” dedi. Orduya Allâh’ın avn-i samedâniyyesiyle yürümesini emretmiş ve …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halife Seçilmesi

Halife Olarak Yaptığı İlk İş Hz. Ebû Bekir riyâset-i İslâmiye’yi deruhte etmekle pek müşkil ve mühim vazîfeleri yüklenmiş oldu. Bir tarafta sahte nübüvvet iddiasında bulunan müddeîler türemiş, ve diğer tarafta mürtedler, zekât münkirleri zuhur etmişti. Hz. Âişe, babasının deruhte ettiği vazifenin ağırlığını şöyle tasvir ediyor: – “Babamın karşılaştığı buhranlar dağlar başına inse idi onlar erirdi.” Hz. Ebû Bekir’in buhrandan, tehlikelerden …

Daha fazlası »