Anasayfa / Yazarlar / M. Sâmî Ramazanoğlu (ks) (Sayfa 2)

M. Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazanoğlu Mahmud Sami, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu

İrtidat ve İsyanların Bastırılması

İrtidat ve İsyanların Bastırılması Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) İslâmiyet zuhûr ettiği gündenberi her türlü husûmet ile karşılaşmış, İslâmiyeti söndürmek için türlü türlü sûi kasd tertip olunmuştur. İlk evvel müslümanlara işkence tatbikiyle onları tuttukları yoldan döndürmek istemişler; fakat işkenceler müslümanların imanı karşısında âciz kalmıştı. Müslümanlığa karşı kılınçlar çekilmiş; fakat müslümanlığın ezeli kudreti karşısında bütün kılınçlar kırılmıştı. Bütün maddi vasıtalar körelmiş, müslümanlık …

Daha fazlası »

Hz. Ali’nin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (r.anhüm) Hakkındaki Hutbesi

Hz. Ali’nin Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (r.anhüm) Hakkındaki Hutbesi Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hilâfet meselesinde Hz. Ali ile en ziyâde uğraşan Hz. Ömer Fâruk, Hz. Ali’nin en ziyâde kadrini bilir idi. Hattâ Hz. Ömer bir gün Hz. Ali’ye bir müşkil mesele sormuş, o da derhal cevab verince Hz. Ömer: – ‘Hz. Ali’nin bulunmadığı cemâat içinde bir mesele-i müşkile …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi 

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş   Allah ve Rasûlü’nün dâvetine keyfiyet-i icâbetimizi ve hasbeten–lillah hicret ve Rasûlullah’a nusrat ve Allah yolunda vatanlarımızdan hurûcumuzu, evlâd, emval ve yârânımızdan ayrıldığımızı sen pek âlâ biliyorsun. Bizim öyle fedakârlık ettiğimiz vakitler sen çocukluk âleminde terbiye ediliyordun. Sonra sen kemâle erdin, menzil-i maksuda erişdin. Şimdi kadrin mechûl ve fazlın münker değildir. Amma biz o vakitler, dağları yenden kaldıracak ve insanın alnındaki saçları ağartacak korkunç haller içine düşüp derin yerlerine dalarak ve dalgalarına binerek acı sularını …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş Muhyiddîn-i Arâbi hazretlerinin “Muhâdaratü’l-Ebrar” ve “Müsâmerâtü’l-ahyâr” kitabında ve Hâmid-i İmâdi’nin “Dav’ul-Misbah fî tercemeti Seyyidinâ Ebi Ubeydeti’l-Cerrâh” nam kitabında yazıldığı üzere Hz. Ebû Bekir (ra) evvelâ Hz. Ömer Fârûk (ra) ile mahremâne müzâkere ve müşâvere ettikten sonra Hz. Ebû Ubeyde bin Cerrâh’ı (ra) çağırmış. Ebû Bekir ve Ömer birlikte otururken Ebû Ubeyde yanlarına girdikte Hz. Ebû …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halîfe Seçilmesi

Halîfe Olarak Yaptığı İlk İş Kezâ Hz. Ebû Bekir: –“Hıyânet etmeyiniz, gadretmeyiniz, haddi tecâvüz etmeyiniz, kimsenin âzâsını kesmeyiniz, çocukları, ihtiyarları, kadınları öldürmeyiniz. Hurma ağaçlarını kesip yakmayınız, yemiş veren bir ağaca dokunmayınız. Deve, koyun, inek gibi hayvanları gıdâdan başka bir maksad için kesmeyiniz. Yolda manastırlara çekilmiş âdemlere rast geleceksiniz, onları kendi hallerine bırakınız.” dedi. Orduya Allâh’ın avn-i samedâniyyesiyle yürümesini emretmiş ve …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halife Seçilmesi

Halife Olarak Yaptığı İlk İş Hz. Ebû Bekir riyâset-i İslâmiye’yi deruhte etmekle pek müşkil ve mühim vazîfeleri yüklenmiş oldu. Bir tarafta sahte nübüvvet iddiasında bulunan müddeîler türemiş, ve diğer tarafta mürtedler, zekât münkirleri zuhur etmişti. Hz. Âişe, babasının deruhte ettiği vazifenin ağırlığını şöyle tasvir ediyor: – “Babamın karşılaştığı buhranlar dağlar başına inse idi onlar erirdi.” Hz. Ebû Bekir’in buhrandan, tehlikelerden …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Halife Seçilmesi

Resûl-i Ekrem’in vefatından sonra Ensar, Sa’d bin Ubâde’yi reis tayin etmek üzere “Sakıyfe”de toplanmışlardı. Hz. Ömer’i daha Resûl-i Ekrem’in (sav) hânesinde iken çağırmışlardı. Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer, Hz. Ubeyde ile birlikte Sakıyfe’de ictimâ eden Ensar yanına vardılar. Hazrec kâbilesi, Sa’d bin Ubâde’yi tayin ile ona bey’at etmek istiyorlardı. Ensar hatibi: – “Biz ilâhi davanın yardımcıları Ensârız. Siz muhacirler …

Daha fazlası »

Peygamberimizin İrtihalinde

Hz. Ebû Bekir, Peygamber Efendimiz’in (sav)  cesed-i mübarekini gördükten sonra hücreden çıkarken kendini teessüre kaptırmadı. İslâmiyetin vücûda getirdiği inkılâbı yaşatmak ve yükseltmek ve vahdeti muhafaza etmek, İslâmiyetin ilga eylediği câhiliyeti tekrar diriltmemek, İslâmiyetin nefhettiği hayatı idâme ve inkişâf ettirmek gayesinde idi. Hz. Ebû Bekir de bu işin tam ehli idi. Hz. Ebû Bekir’in ilk vazifesi cemaat-i müsliminin galeyânını teskin etmekdi. …

Daha fazlası »

Peygamberimizin İrtihalinde

Fahr-i Âlem (sav) Efendimizin irtihâli üzerine zevcât-ı tâhirat ağlamağa başladılar. İrtihâl haberi süratle yayıldı. Hz. Ebû Bekir geldi, kimseye bir söz söylemeden Hz. Âişe’nin hücresine girdi. Resûl-i Ekrem’in yattığı yere doğru ilerledi, mübârek yüzünü açtı. Emr-i Hakk vuku bulmuştu. Ebû Bekir eğildi ve Sallallahu aleyhi ve sellem Efendimizin mübarek alnını öptü, gözlerinden yaşlar boşandı. – “Sana her şey feda olsun! …

Daha fazlası »

Medîne Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem’in Vefâtında Sehl ibn-i Sa’d es-Sa’dî’den mervidir ki, Resûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem-: – “Yâ Ebâ Bekir, ben makâmınızda, mihrabda sebât ediniz diye emretmiş iken niçin sebât etmediniz de geri çekildiniz?” buyurmuştu da buna karşın Ebû Bekir Sıddîk dahi: – “Yâ Rasûlallah! Ebû Kuhafezâde’ye yakışıyor mu ki, Resûl-i Ekrem –sallallâhu aleyhi ve sellem-‘e namazda tekaddüm etsin?” diye i’tizâr …

Daha fazlası »