Anasayfa / Yazarlar / Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (k.s.) (Sayfa 2)

Mahmud Sâmi Ramazanoğlu (k.s.)

Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazanoğlu Mahmud Sami, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Mekke Fethi’nde Kureyş, Hudeybiye musâlahasını ihlâl ettiğinden Peygamber Efendimiz –sallallahu aleyhi ve sellem- onbin mücahidle Mekke’nin fethine muvaffak oldu. Hz. Ebû Bekir –radıyallahu anh- bütün bu harekât esnasında Resûl-i Ekrem Efendimizin yanında bulunmuştu. Mekke’nin fethinden sonra Hz. Ebû Bekir –radıyallahu anh- babası Ebû Kuhafe’nin kalbinde îman nuru parlamış, Müslüman olmuştu. Huneyn Gazvesi’nde Huneyn gazvesinde müslümanlar arasında bozgunluk görülmüştü, Hz. Ebû …

Daha fazlası »

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Uhud Gazası’nda Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz, Abdullah bin Cübeyr-i elli nefer kemankeş ile bir vadinin ağzına me’mur buyurdu ve “düşman gâlip gelsin veya mağlup olsun benden haber gelmedikçe siz buradan ayrılmayınız” diye kat’î emir buyurmuştu. Hâlbuki Kureyş ordusu ilk defa fenâ halde bozularak dağa doğru firara başlamışlardı. Asâkir-i İslâmiye yağmaya koyuldular. Bu hali gören kemankeşler de: “Düşman bozuldu …

Daha fazlası »

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir

Bedir Gazvesinde Bedir muharebesi Müslümanlar için bir mefkûre harbi idi. Müslümanlar bu uğurda fedakârlıklarıyle azıym bir imtihan geçiriyordu. İki ordu karşılaştığı zaman dövüşecek olan insanların baba, evlad, kardeş, ağabey, amuca, yeğen oldukları görüldü. Hz. Ebû Bekir karşısında henüz Müslüman olmayan oğlu Abdurrahman’ı gördü. Abdurrahman da harp için ilerlediği zaman babasını bulmuştu. Babasına kılıcını sıyırmış, Hz. Ebû Bekir’in din aşkıyla yanan …

Daha fazlası »

Medine Devrinde Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Müslümanlar Medine’ye hicret ettikten sonra zulümden kurtularak hürriyete kavuşmuşlardı. Kureyşliler dinleri uğrunda mallarını, yurtlarını fedâ ederek giden Müslümanların peşini bırakmak istemediler. Çünkü Müslümanlık sapmışlara, şaşırmışlara, karanlıkta kalmışlara yol gösteriyor, bütün nûrunu saçıyor, bütün hidâyetini açıyor, bütün risâletini açık bürhanlarla tavzih ediyor, fakat bunun mukabilinde hırs, menfaat, şekâvet gibi menfur hislerin okları ve kılınçlarıyla karşılaşıyordu. Müslümanlığın Medine’de tutunmasını kendi istikballeri için …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem Efendimiz’in Hilâfet İçin İşaretleri Rasûlullah (sav) Hazretleri Amr bin Âs’ı Zatü’s-selâsil nâm gazâya ordunun emiri olarak göndermişti. Amr bin Âs der ki: Gazay-i mezkûrden avdetimizde ben Rasûlullah (sav) Hazretlerinin huzûruna varıp: – “Ya Rasûlallah! Bütün nâs içinde en ziyade kimi seversiniz!” dedim. Buna cevâben Rasûlullah (sav) Hazretleri: – “Âişe’yi severim” dedi. Tekrar ben: – “Ya Rasûlallah! Erkeklerden en …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Resûl-i Ekrem Efendimiz’in Hilâfet İçin İşaretleri Kâsım Muhammed bin Ebî Bekir –radıyallahu anh- der ki: Bir gün Âişe –radıyallahu anha- şiddetli baş ağrısına tutulduğundan ölüme sebep olacağına işareten “Vay başım” demesi ile Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-: – “Şâyet sen benim hayatımda vefât edersen ben senin için istiğfar eylerim,” buyurdu. Âişe (r. anha) bu kelâmdan müteessir olarak: – “Vay başıma …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Sonra ben yine kapıya avdet edip oturdum yine biraderimin gelmesini Cenab-ı Hak murad ederse getirir diye temennî eylemekte iken bahçenin kapısı tahrik edildi, sallandı. Ben: – “Bu kimdir?” dedim. Cevâben: – Osman bin Affan’ım, dedi. Sonra ben: – Dur, biraz bekleyin istîzan edeyim, dedim. Rasûlullah (sav) Hazretlerine gidip onu haber verdim. Rasûlullah (sav) Hazretleri biraz sükût ve tevakkufdan sonra bana …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Ebû Mûsa el-Eş’arî (ra) der ki: Kendi hânemde abdest aldım, hânemden dışarı çıktım. Artık bugün akşama kadar Rasûlullah (sav) hazretlerinin maiyyet-i seniyyelerinde aleddevam bulunacağım, diye niyyet eyledim. Ve bu niyyet üzere Mescid-i Seâdet’e vardım, orada bulunanlara Rasûlullah (sav) Hazretlerinin ne tarafa çıktığını sual eyledim. İsr-i risaletpenâhi’yi takip eyledim. Rasûlullah (sav) Hazretleri Mescid-i Kuba yakınında “Bi’r-i Eris” namında meşhur bir bostan …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Hz. Ebû Bekir’in Afdal-i Ashab Oluşu İbni Abbas’dan mervidir ki: “Hakka ki, gerek mal ve gerek bedenen Kuhâfezâ Ebû Bekir Sıddîk’dan ziyâde beni minnettâr eden hiç bir ferd yoktur. Eğer nâs içinde birini kendime dost ittihaz etmiş olsa idim Ebû Bekir Sıddîk’i kendime dost ittihaz ederdim. Lâkin hullet ve uhhuvet-i diniyye daha efdaldir. Şimdi siz gözümüzün önünde mescid ve Harem-i …

Daha fazlası »

Hicrette Hz. Ebû Bekir (Radıyallâhu Anh)

Hz. Ebû Bekir’in Afdal-i Ashab Oluşu Daha önce geçen âyet-i celîle’de Vâcib Teâlâ ve Tekaddes hazretleri Rasûlullah (sav) Efendimiz hazretlerinin Ebû Bekir -radıyallâhu anh-‘ı tesliyesi üzerine cereyân eden ahvâli beyan etmek üzere: “Ahvâl bu minval üzere korkulu bir halde cereyan edince, Allah Teâlâ hazretleri, Rasûlü üzerine emniyet ve sükûnet indirdi. Binâenaleyh kalb-i nebevîleri müsterih oldu. Ve muâvenet-i ilâhîyi, refîki Ebû …

Daha fazlası »