Anasayfa / Yazarlar / M. Sâmî Ramazanoğlu (ks)

M. Sâmî Ramazanoğlu (ks)

Mahmud Sami Ramazanoğlu, Ramazanoğlu Mahmud Sami, Mahmud Sâmi Ramazanoğlu

Kızı Esmâ ve Oğlu Abdullah

Kızı Esmâ ve Oğlu Abdullah Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Esmâ1 bint-i Ebû Bekir Sıddîk -radıyallâhu anh-, Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in gizlice Ebû Bekir Sıddîk -radıyallâhu anh- ile hicrete hazırlandıkları esnâda seferiyyeyi bağlamak üzere birşey bulamamış, bunun üzerine Esmâ, kendi futasını yâni nıtâkını ikiye şakkederek biriyle sofrayı diğeriyle de matarayı bağlamış ve Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’de Allah Sevgisi ve Rızâ

Hz. Ebû Bekir’de Allah Sevgisi ve Rızâ Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hz. Ebû Bekir -radıyallâhu anh- Allah ve Rasûlullah yolunda malını ve ıyâlini fedâ etmiş; ciğerpâresi kızını Rasûlullâh’a nikâhlamıştır. İbn-i Ömer -radıyallâhu anh- anlatıyor: – “Biz Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in yanında oturuyorduk. Hz. Ebû Bekir de orada idi ve yırtık bir abaya bürünmüştü. O sırada Cebrâil -aleyhisselâm- nâzil oldu. …

Daha fazlası »

Şemâil ve Fezâili

Şemâil ve Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in arzuları hilâfına bir hareket olup da mütessir olduklarında Hz. Ebû Bekir gelecek olursa derhal tebessüm eder, teessür ve iğbirârı zâil olurdu. Hz. Ebû Bekir, isâbet-i re’yi, muâmelâtındaki doğruluğu, tecrübe genişliği, nefsine hâkimiyeti, hayırhâhlığı ve samîmiyeti ile mârûf idi. Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in fazl-u kemâlâtından …

Daha fazlası »

Şemâil ve Fezâili

Şemâil ve Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Ebû Bekir -radıyallâhu anh- hazretleri fasîhul-lisan, sabîhu’l-vech, nahîfül-cisim, uzuna yakın orta boy­lu, kuruca yüzlü, çukurca gözlü, yumru alınlı seyrek sakallı idi. Aşkullah, haşyetullah, muhabbet-i Rasûlullah’dan dâimâ mahzûn idi. Bedenen zayıflığına mukâbil kuvvet ve savlet sâ­hibi şecî, cildi ince, göz pınarları derin, yüzü nurlu, alnı ve yüzü beyaz ve açık idi. Sakalının üst kısmı …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Yazdırdığı Ahidnâme

Hz. Ebû Bekir’in Yazdırdığı Ahidnâme Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın adıyle: Abdullah bin Kuhafe’nin dünyâdan çıkarken son deminin hitâmında, âhirete giderken ilk deminin başlangıcında, kâfirin îmâna fâcirin îkâna geldiği, kâzibin doğru söylediği dakîkadaki ahid ve vasiyetidir. Ömer bin Hattab’ı kendime halef eyledim. Onun sözünü dinleyiniz. Ona itâat ediniz. Ben bununla Allâh’a, Peygambere, dînime, nefsime ve söze …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in İrtihâli

Hz. Ebû Bekir’in İrtihâli Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hz. Ebû Bekir müslümanların riyâsetinde pek kısa bir müddet bulunduğu halde pek büyük işler görmeğe muvaffak olmuştur. Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem-’in irtihâli ile en vahim buhranla karşılaşmıştı. Riyâset-i İslâmiyye’yi deruhte edince büyük bir metânet, kat’î bir azim ve irâde ile her gâileyi bertarâf etti. Müslümanlığı o müthiş tehlikeden kurtardıktan sonra …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir’in Mücâhidlere Tenbihnâmesi

Hz. Ebû Bekir’in Mücâhidlere Tenbihnâmesi Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) “Gideceğiniz memlekette zinhar zulüm ve teaddi etmeyiniz, çok yaşlı olanı katletmeyiniz. Hayvânâtı da helâk etmeyiniz. Düşman ile ahid ve karar etdikte ahdinizi bozup da ikrârınızdan dönmeyiniz ve manastırlarda birtakım ruhbanlar vardır ki, onların kavl-i bâtılları iktizâsı nefislerini hapsetmişlerdir. Onları sakın katletmeyiniz. Ma’bedlerini hedmetmeyiniz ve zarûret-i fevkalâde olmadıkça hayvânâtı kesmeyiniz ve ağaçları …

Daha fazlası »

Irak ve Suriye’de İslâm’ın İntişârı

Irak ve Suriye’de İslâm’ın İntişârı Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Hz. Ebû Bekir fütûhata başladığı zaman teshîri îcâb eden havâlinin Arabistan ile Şarkî Roma arasında duran ülkeler, Irak-Suriye havâlisi olduğunu biliyordu. Hz. Hâlid’in kumandasındaki ordu Nebaç’da toplandı. Sonra Eyle’ye yürüdü ve zabt etti. Amman, Bahreyn, İran, Hind ve Çin’den gelen gemiler buraya uğrardı. Denizden mesâfesi azdı. Basra ile arası dört fersahtır. …

Daha fazlası »

Kur’ân-ı Kerîm’in Cem’edilmesi

Kur’ân-ı Kerîm’in Cem’edilmesi Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Asr-ı Saâdet’te Hz. Peygamber (sav) Efendimiz’e nâzil olan Kur’ân-ı Kerîm deri parçaları, taş parçaları, hurma yaprakları ve buna mümâsil şeyler üzerine yazılmış olduğundan Hz. Ebû Bekir’in (ra) devrini tezyîn eden mefâhirden biri de Kur’ân-ı Azîmüşşân’ın onun zamânında bir cild hâlinde toplanmasıdır. Zaman-ı Saâdet Nebevî’de Kur’ân-ı Kerîm tamâmiyle yazılı ve mahfûz olduğu halde tek …

Daha fazlası »

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (36. Mektup)

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (36. Mektup) Güncelleme: Fatih Çınar Hakk -celle ve alâ- Hazretleri Kelâm-ı Kadîm ve tâzîme lâyık olan Kur’ân’da; ‘Her nerede olursanız olun Allah sizinledir’1 buyurmuştur. Yâni O (cc), özel hallerinize vâkıf, hâzır ve nâzırdır, demektir. Bu âyet-i celîleye kalp, söz, fiil ve hâl olarak îman ve itikâd eden kullar derece ilerlemesiyle cennet müjdesine ulaştıkları gibi dünyâ yurdunda …

Daha fazlası »