Anasayfa / Yazarlar / İsmail Çolak (Sayfa 2)

İsmail Çolak

Mültecî Cenneti Osmanlı

Osmanlı, var olduğu müddetçe yeryüzünde mazlumların sığınağı ve selâmet cenneti idi. Târihçi Ahmed Cevdet Paşa’nın ifâdesiyle, insanlığın tek ve son adasıydı. Batı Âleminde din baskısı ve mezhep çatışmasının hüküm fer­ma olduğu dönemlerde, değişik din ve mezhebe mensup pek çok millet, yegâne ilticâ adresi olarak Osmanlı Ülkesini tercih etmişti. Tıpkı, Türkiye’nin geçmişten devraldığı miras ve genlerindeki insaniyetin/misâfirperverliğin güzel bir tecellisi olarak, …

Daha fazlası »

Terörün Soldurduğu Yıllar Ve Hayatlar

30 yılı aşkındır süregiden bölücü terörün kanlı ajandası ve bilançosu ne yazık ki kabarıyor. Hayatları soldurmaya, canları heder etmeye, ülkemize kayıp yıllar yaşatmaya ve ağır bedeller ödetmeye devâm ediyor. Yaşanan gelişmelerin Kürt meselesi ya da Doğu meselesinin halledilmesine hiçbir katkısının bulunmadığı; bilakis bitmek bilmeyen ekonomik krizlere, işsizliğe, bölgeyi geri bırakmaya ve terör ejderhasını beslemeye yaradığı muhakkak. Türkiye’nin ideal büyüme ve …

Daha fazlası »

Çanakkale’de “Savaş Suçu” İşlendi!

Çanakkale Savaşı’nda İtilaf Devletlerinin -Mehmet Akif’in, “yırtıcılıkta sırtlanları geçmişti beşer” ifâdesiyle tasvir ettiği- barbarlıkları karşısında Osmanlı askerleri, böylesi bir ölüm-kalım savaşında dahi insanlık ve merhametini kaybetmemiş; târihe geçen insânî davranış şâheserleri sergilemiştir.1 Çanakkale’de gösterilen insânî davranışlar bizim Batı medeniyetinden farkımızı ve açık üstünlüğümüzü ortaya koymuştur. Savaş sırasında hastaneleri bombalayarak; mâsum ve korumasız durumdaki sivillere ve yerleşim yerlerine zarar vererek ve …

Daha fazlası »

Muallim Ali Galip’in Günlüğünden Millî Mücadele

Öğretmeni, üniversite hocası, müderrisi, tekke dervişi ve talebesi ile maarif ordusunun bütün neferleri, varlık-yokluk savaşı verdiğimiz Millî Mücadele’nin her safhasında vatanî vazifelerini ifa etmişlerdir. İşgallere karşı halkı bilinçlendirip teşkilatlandırmada, protesto mitinglerinde, kongrelerde, müdafaa-i hukuk cemiyetlerinde ve hatta Kuva-yı Milliye’ye/Düzenli Ordu’ya katılıp düşmanla çarpışmaya varana dek yabana atılamayacak roller oynamışlardır. Bu süreçte görev üstlenen maarif ordusunun kıymetli mensuplarından biri de Ali …

Daha fazlası »

1.Dünya Savaşı’nda İstanbul Bombalandı!

Osmanlı Devleti’nin, yeni bir savaş aracı olarak tayyareyle/uçakla tam mânâsıyla tanışması, 1911’de baş gösteren Trablusgarp Savaşı esnasında oldu. Bu savaşta, hava gücünden istifade etmek için iki uçak kiralandı; ancak uçaklar Trablusgarp’a intikal ettirilemedi. 1912 yılında Balkan Harbi patlak verdiğinde Osmanlı ordusunda, 12 keşif ve eğitim uçağı bulunuyordu. 1914 yılı Haziran ayında çıkan Birinci Dünya Savaşı sırasında 17 tayyare bölüğü teşkil …

Daha fazlası »

ABD’nin OSMANLI’YI Parçalama Oyunu

Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’su ile Kuzey Irak, yüz yılı aşkındır Batılı devletlerin emperyalist çıkar, hâkimiyet ve stratejilerinin odağı haline getirilmiştir. Osmanlı’yı/Türkiye’yi ve Ortadoğu’yu karıştırmayı, kontrolünde tutmayı ve en nihayetinde parçalamayı amaçlayan emperyalist güçler, geçmişten bugüne bölgedeki birçok yıkıcı-bölücü akımı, örgüt ve faaliyeti desteklemişlerdir. Bu anlamda, ABD, Osmanlı’yı parçalama oyunlarına 1800’lü yılların başından itibaren hız vermiştir. Doğu’ya gönderdiği ajan-misyonerler vasıtasıyla emperyalist …

Daha fazlası »

Millî Mücadele’de Kürtler ve Yeniden Birlik

Millî Mücadele, Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ve Çerkez’i ile asırlardır din, kader ve mefkûre birlikteliği içerisinde yaşayan Müslüman Anadolu insanının müşterek gayret ve çabasıyla kazanılmıştır. Osmanlı-İslâm sancağı altında yüzyıllarca cihat eden Kürtler de, bu hürriyet ve istiklâl savaşında Türklerle omuz omuza vermişler ve vatanın işgalden kurtuluşuna destansı katkılar sunmuşlardır. BAĞIMSIZLIĞA BÜYÜK DESTEK Mustafa Kemal Paşa Samsun’dan Anadolu’ya geçtiği esnada, Birinci Dünya …

Daha fazlası »

Osmanlı’da Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları (2)

BATILILARI ŞAŞIRTAN ALAKA VE İLGİNÇ İZLENİMLER Fransız seyyah Jean de Thévenot’un 1656’da İstanbul’u gezerken rastladığı Türklerin en çok dikkatini çeken özelliklerinden biri de kuş sevgisi olmuştur. Bu sevgi karşısında hayranlık ve şaşkınlığını şu ifâdelerle satırlara dökmüştür: “Türklerin şefkatleri hayvanlar ile kuşları bile şâmil olduğu için, pazar kurulan günlerde birçok kimseler gidip kuş satın aldıktan sonra onları derhâl âzâd ederler ve …

Daha fazlası »

Osmanlı’da Hayvan Sevgisi ve Hayvan Hakları (1)

Osmanlı Medeniyetinin sevgi ve şefkat kanatları sâdece insanları değil bütün mahlûkâtı kuşatmış ve târihte benzeri görülmemiş hayır müesseseleri inşâ edilmiştir. Osmanlı’daki hayvan sevgisinin ve hayvanların haklarının gözetilmesine dâir anlayış, düzenlemeler ve hayır müesseselerinin kurulmasının temelinde yatan en köklü kaynak hiç şüphesiz İslâm Dîni idi ve bu dinde va’z edilmiş olan, hayvanlara iyi muameleyi emreden, eziyetin her türlüsünü yasaklayan hükümlerdi. Kur’ân-ı …

Daha fazlası »

Osmanlı’da Vakıf Ruhu ve Vakıf İnsanlar

Osmanlı toplumunun bariz özelliklerinden biri de hayır ve hasenatta, yardımlaşma ve dayanışmada yarışma melekesidir. Bu sayede Osmanlı ülkesi bir “Vakıf Medeniyeti” ve “Vakıf Cenneti” haline gelmiştir. Milyonlarca kilometrekarelik koskoca Osmanlı coğrafyasının dört bir bucağı “müessesât-ı hayriye” (hayır müesseseleri) olarak vasıflandırılan on binlerce vakıf müesseseleriyle nakış nakış işlenerek ihya edilmiştir. Bu çerçevede Osmanlı, şefkat ve merhametini sadece insana değil cümle mahlûkata …

Daha fazlası »