Anasayfa / Yazarlar / İdris Kocabaş (Sayfa 2)

İdris Kocabaş

Namazın Bel Kemiği: Ta’dîl-i Erkân

Kur’ân-ı Kerîm’de Allah (cc) seksenden fazla âyette namaz kılmamızı emretmektedir. Bu tekrarlardan namazın ne kadar önemli bir ibâdet olduğunu anlamamız mümkündür. Oysaki Kur’ân’da tek bir âyette namazın emredilmiş olması bile namazın farz olması için yeterlidir. Ancak, Allah (cc) müminlerin namaz konusunda ne denli hassas davranmaları gerektiğinin vurgusunu yapmaktadır. Madem ki namaz dinde bu kadar önemli bir yere sâhip o zaman …

Daha fazlası »

Gecenin Karanlığında Mânevî Aydınlığa Erebilmek

Allah (cc), Kur’ân-ı Kerim’de bazı kavramlar üzerine yemin etmektedir. Bunun hikmetlerinden birisi, o kavramın ihtivâ etmiş olduğu anlamın veya yemin edilen varlığın önemine işâret etmektir. Kur’ân’da Allâh’ın (cc) üzerine yemin ettiği kelimelerden birisi de leyl/gece kelimesidir. ‘(Ortalığı) bürüdüğü zaman geceye andolsun’.1 Kutlu ve yüce olan Allah Teâlâ, bütün heybetiyle gelen ve ortalığı karanlığıyla örten, hiçbir şeyi ortada bırakmayıp bürüyen geceye …

Daha fazlası »

Kalp Soğukluğuna Mânevî Reçete: Zikrullâh

“Öyleyse yalnız beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.” 1 Sözlükte “bir şeyi anmak, hatırlamak” anlamındaki zikir kelimesi dînî literatürde “Allâh’ı anmak ve unutmamak sûretiyle gafletten ve nisyandan kurtuluş” anlamında kullanılır. Zikir dil veya kalp ya da her ikisiyle berâber yapılır; bu ise ya unutulan bir şeyi hatırlama ya da hatırda olanı muhafaza etme şeklinde …

Daha fazlası »

Benzeyen Benzediğiyle Berâberdir

‘Kim bir kavme (topluluğa) benzemeye çalışırsa o, onlardandır.’1 İnsanın öğrenme yollarından birisi de başkasını taklîd etmektir. Yapacağı hareketi bir örnekte gören kişi o hareketi hayâtına daha kolay bir şekilde aktarabilir. Ancak; taklîd etme ameliyesine topyekûn câizdir dememiz mümkün olmadığı gibi câiz değildir dememiz de mümkün değildir. Bunun için taklîd etmeyi, helâl olan taklîd –ki tavsiye de edilmiştir- ve haram olan taklîd …

Daha fazlası »

İçimizdeki Düşmandan Yaradan’a Sığınma

‘Allâh’ım! Nefislerimizin şerrinden sana sığınıyoruz’1 İnsanı maddî ve mânevî yönden hedef alan birçok tehdit vardır. Yaratılış itibâriyle zayıf olan insan, bu tehditlerin oluşturduğu tehlikeler karşısında kendisini koruyacak bir güce sığınma ihtiyâcı duyar. Ancak kimi tehlikeler insanın dışında/gayrısında varlığını sürdürürken kimileriyse kendisi kadar yakındır. İşte kişiye kendisi kadar yakın olan tehlikelerin başında hiç şüphesiz nefsi gelmektedir. Nefis, arzularına ulaşabilmek adına sâhibini …

Daha fazlası »

Eğitimin İnsana Kattığı Değer

Her insan, kapasitesi doğrultusunda gelişime yatkın olarak yaratılmıştır. Bu gelişim hem maddî hem de mânevî anlamda kendini gösterebilecek niteliktedir. Gelişimi gerçekleştirme noktasında niyet ve istikâmetin önemi yadsınamayacak kadar büyüktür. İnsanı belli bir seviyeden alıp ileri düzeylere taşıyacak olan eğitim ise gelişim için önemli bir unsurdur. Eğitim, hayâtın her alanında gerek örgün gerekse de yaygın olarak varlığını devâm ettirmesi gereken bir …

Daha fazlası »

İslâmî Perspektiften Ticâret

‘Allah, alışverişi helâl, faizi haram kıldı’1 İnsanın yaşamını devâm ettirebilmesi için yiyecek, giyecek ve barınma gibi birtakım ihtiyaçlarını karşılaması gerekir. Bu ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için belli bir maddî imkâna sâhip olması ve bu maddî imkânı elde ettiği yolların helâl kazanç yollarından olması gerekmektedir. Allah Teâlâ birçok helâl kazanç yolu kılmıştır ki onlardan bir tânesi de ticârettir. Kâr amaçlı mal mübâdelesi mesleğine …

Daha fazlası »

Uzlaşan Ululaşır

‘Hep birlikte Allâh’ın ipine (Kur’ân’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allâh’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sâyesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.’1 Kâinâta şöyle bir baktığımızda yaratılmışların mükemmel …

Daha fazlası »

Fıkhî Boyutuyla Oruç

İdris Kocabaş Oruç, ‘Bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak’ anlamına gelen Arapça savm’ın (sıyâm) Farsça karşılığı olan rûze kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Savm ve sıyâm ile türevleri Kur’ân-ı Kerîm’de on üç yerde, hadislerde ise çok sayıda geçmektedir. Terim olarak oruç, tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar şer‘an belirlenmiş ibâdeti yerine getirmek niyetiyle yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak …

Daha fazlası »

İslâm’ın Kalelerinden Bir Kale: TESETTÜR

Tesettür hem erkekte hem kadında olması gerekmekle berâber, kadınların örtünme yerlerinin miktar bakımından erkeklerden daha fazla olması vs. gibi sebeplerden dolayı tesettür konusunda kadınların daha hassas davranmaları gerekmektedir. Kadın için tesettür, kendisini birçok çirkinliklerden koruyan bir kale gibidir. Kadının korunması yuvanın korunması demektir. Kadının korunması toplumun korunması demektir. Kadının korunması, Peygamberimizin ‘îmandandır’ diye bahsettiği ‘hayâ’nın korunması demektir.1 Hayâ ki, îmânın/İslâm’ın …

Daha fazlası »