Anasayfa / Yazarlar / Alemdar – Ali Ramazan Dinç Efendi (Sayfa 20)

Alemdar – Ali Ramazan Dinç Efendi

Ali Ramazan Dinç Efendi, Ali Ramazan Dinç Hocaefendi, Alemdar Ali Ramazan Dinç Efendi, Alemdardan Yazılar, Ali Ramazan Efendi

Kalplerin Fethi

Feth; açmak, açılmak, ğaybe açılan pencereden gönle inen feyz, kalb gözünün açılması anlamlarına gelir. Nefsin mertebelerini geçip emmareden (sufli, hayvani duygulardan), nefs-i kâmileye (zulmetten nura) geçiştir fetih. “Allah (cc)’tan bir zafer ve yakın bir fetih” nazm-ı celiliyle Saff Sûresinin 13. ayetinde ifade buyurulan hakikate erişir kul. Esma-i İlahiyye’nin tecellilerine mazhar olup, velayet makamına eren arif de, “Doğrusu biz sana apaçık …

Daha fazlası »

Zühd

Elde mevcut olsa bile gönülde mal, mülk sevgisine yer vermeme anlamına gelir zühd. Arifler, ‘El kârda gönül yarda’ derler. Abdülkâdir Geylânî (k.s): ‘Mal, kesede, kasada, evde câiz. Fakat gönül evinde câiz değildir.’ buyurur. Taatler mâlî, bedenî, hem mâlî hem de bedenî ibadetler diye kısımlara ayrılır. Dinin kıyamı (ayakta durması) zenginlerin cömertliğine bağlıdır. Okuma imkânından mahrum tâlipler, bir dilim ekmeğe muhtaç …

Daha fazlası »

Alemdar Ali Ramazan Dinç Efendi (ks)-Röportaj

‘Şükür Allah’ın nimetlerini yolunda sarfetmektir.’ Mânevî Büyüklerin, dünyalık imtihanları da, sahip oldukları manevî dereceye paralel büyük olurmuş… İnsanlık tarihinde ilâhî misyon yüklenmiş Resûller’in ve Nebiler’in karşılaş­tıkları zorluklar, çektikleri çileler sarfettiğimiz hükme en güzel ve müşahhas delil teşkil eder. Öyleki Cenâb-ı Hakk, emirlerini bulundukları kavme tebliğ et­meleri amacıyla Peygamberlik görevini verdiği O mümtaz kullarının, teslimiyetlerini, sadakatlerini da­ha da perçinlemek için, sıradan …

Daha fazlası »

Vasat Ümmet

Vasat Ümmet; ‘Orta, merkez, her tarafı denk, mutedil, ılımlı ve hayırlı bir ümmet.’ (Elmalılı Hamdi Yazır) Vasat Ümmet; ‘Adil manasına olduğu cihetle, ümmeti vasat demek, ümmeti adil demektir. Ümmeti Muhammed’in icma-i edillei şer’iyyesindendir.’ (Hülasat ‘ül-Beyan) Vasat; ‘Orta, ifrat ve tefritten âzâde, mutedil, hayırlı, âdil demektir.’ (Hasan Basri Çan-tay) Allah Teâlâ, bu ümmeti en seçkin ümmet yapınca ona şeriatlerin en mükemmelini …

Daha fazlası »

İhlas

İhlas, şeytana pabucu ters giydiren bütün hile ve desiselerini suya düşüren ahlak. Önünden, arkasından, sağından ve solundan gelerek, insanın gönlünü karıştıran mel’una:”Senin burada yerin yok. def ol hain!” dedirten güzel huy.1 “Tam 40 yıldır Allah (cc), gönlüme nazar eder, orada kendisinden gayrısını görmez.” diyen âriflerin en büyük sermayesi.2 Meleklerin bile kayda güç yetiremediği, mükafatı sonsuz olarak ödenen bir sır. Arı, …

Daha fazlası »

Varlığını Bilmek

Âlemde ne varsa, her şey Allah’ındır. “Göklerin ve yerin mutlak (hükümranlığı) O’nundur.”1 Yaratılan her nesne, hilâfet görevini üstlenen insanoğlunun Hâlık’a en güzel bir şekilde vazifesini icra etmesi için memurdur. “Allah göklerde ve yerde ne varsa tümünü kendi katından size müsahhar kıldı.”2 Emanetlerin teklif edildiği isimlerin öğretildiği, meleklerin secde etmekle emrolunduğu, ruh ve kalbiyle ademiyet sıfatını elde ederek ahsen-i takvime ulaşan …

Daha fazlası »

Sabır Ahlâkı (II)

Lugatte hapis mânâsına gelen sabrın ıstılâhî anlamı; dinin övdüğü, teşvik ettiği ahlâki bir sıfat, ruhî bir kemâli ifâde eder. Sabır, nefsi fena arzusûndan men etmektir. Cenab-ı Hakk kendisine “Sabûr” adını vermiştir. Ebu Musâ (el-Eş’arî) (r.a)’den rivayete göre, Nebî (s.a.v) şöyle buyurmuştur:“Allah-ü Teâlâ’dan çok sabırlı ve aleyhinde işittiği (bâtıl iddiaların verdiği) ezaya daha halim hiçbir fert, yahut hiçbir şey yoktur. Hristiyanlar …

Daha fazlası »

Sabır Ahlâkı

Allah’a (c.c) mûti, gözü yaşlı, gönlü ateşli, Habibullah’a (s.a.v) muhabbetli, alçak gönüllü, yumuşak huylu bir mürit olmanın yolu sabırdan geçer. Dünyalara da mâlik olsa, gözünü bir avuç toprağın dolduracağını bilerek mazlumun hakkına tecâvüz etmeyen bir kanaatkârın, makam ve mevki hırsıyla hiçbir hukuk tanımayan câni gaddar olmamasının neticesi de sabırdır. İçini ve dışını ıslah ederek ülkeler fetheden fatihlerin, bütün dünyayı sulha …

Daha fazlası »

İki Cihan Serveri Peygamber-i Zîşânımız (s.a.v)

  “Belağâl ulâ bikemâlih/ Keşefeddücâ bicemâlih/ Hasünet cemîü hisâlih/ Sallû alayhi ve âlih” “O kemâl ile yüksek derecelere yetişti; cemâl ile karanlıkları açtı; bütün huyları güzeldir. O’na ve Âl’ine salevât getiriniz.”1 Peygamberimiz (s.a.v) âlemde mevcut olan kâffe-i sıfat ve kemâlât-ı ilâhiyeyi câmidir. “Allah’ın ilk yarattığı benim rûhum, nûrum” buyurmuşlardır. “Ahad Ahmed’dürür, kim-mim eder fark, Bütün âlem o mîm içre olur …

Daha fazlası »

Hakk’a Vâsıl Olmak

Muhterem yazarımız, Muhyiddin ibn Arabi (k.s)’nin halifelerinden Sadreddin Konevi’nin yetiştirdiği Müeyyedüddin el Cendî (V.H. 7. asır sonları)’ye ait “Nefbatü’r-Rûb ve Tubfetü’l-Fütıb” adlı eserin önemli noktalarını derleyerek siz kıymetli okurlarımızın istifâdesine sunmayı faideli bulmuştur. Vuslat: Murâdı Hakk Teâla olan O’na tam yönelmeli. “Hem Rabbinin ismini an ve her şeyden kesilerek O’na ihlas ile yönel (erek) ibadet et.” (Müzemmil 8) “Kur’an okumaya …

Daha fazlası »