Anasayfa / Yazarlar / Alemdar – Ali Ramazan Dinç Efendi

Alemdar – Ali Ramazan Dinç Efendi

Ali Ramazan Dinç Efendi, Ali Ramazan Dinç Hocaefendi, Alemdar Ali Ramazan Dinç Efendi, Alemdardan Yazılar, Ali Ramazan Efendi

Hayata İslâmî Dokunuş

Kâinat insan için, insan da Rabbimize kulluk için yaratılmıştır. Her şey ona kul olarak gelecektir. Su akarak, hayat olup canlılık vererek, hava nefes alarak, güneş ısı ve ışık saçarak, toprak ürün vererek yapar kulluğunu. Hilâfet görevini icrâ etsin diye esirgemez hizmetini âdem evlâdından. Akıl, idrak, fehim/anlayış, tezekkür ve tefekkürü sâyesinde emânetleri yüklenen insanoğlu belli kurallara bağlıdır. Bu kurallar manzûmesine din …

Daha fazlası »

Müslümanın Bedeli

Cihadda Bedel Bedirde, küfre karşı canlarıyla mallarıyla mücâdele eden bir avuç müslümana, Rabbimiz (cc) Melekler ordusuyla yardım etti. Afganistan’da Hindukuş dağlarında mücâhidlere yeşil yeşil kuşlarla ilâhî yardım geldi. Araştırmacı yazar Sütlü, “Çanakkale Savaşı’nda aklın ve fennin mahcup olduğunu görüyoruz” dedi. Öyle hâdiseler oldu ki buna akıl da fen de bir şey diyemez. Bir gün düşman çıkarma yapacak. Yoğun bombardıman oldu. …

Daha fazlası »

Dünyada İslam

Allah Teâlâ bize örnek olarak Nebîler, sıddîklar, şehid ve sâlihleri gösterir. Nebîlerden sonra onlara vekil olan ulemâ ve urefâdan H. Hasan Efendi hem derviş hem de mürşiddi. Üstâzını ziyârette, verilen saatten iki dakika sonra gelişi, kendinden geçmeye baygınlık geçirmesine vesîle olur. Netîcede, saatlerinin ayarından kaynaklandığı anlaşılınca gecikmenin, rahatlar. Üstâz-ı Âlîleri, “Hasan Efendi buyursun” der. “Oğlum! Efendimin emrine muhalafet etmedim, bizi …

Daha fazlası »

Huzur Ehli

“Sevdim seni ma’bûduma cânansın Efendim Bir ben değil âlem sana hayrandır Efendim Evlâd-ı ıyâli alarak ravzana geldim Ahlâkını meth eyleyen Kur’ân’dır Efendim Kurbânın olam Şâh-ı Rusûl kovma kapından Dîdârına müştâk olan Subhân’dır Efendim Mahşerde Nebîler bile senden meded ister Gül yüzlü melekler sana hayrandır Efendim” Ali Ulvi Kurucu üstâzımızın bu sözleriyle akşam sabah yatan âşıkları görürdüm üstâzımızın huzûrunda. Onlardan biri …

Daha fazlası »

Mültecî

Mültecî der demez aklıma gelen bir şiirle başlamak istiyorum: Aç gönlünü Mevlâ’ya Yalvar Yüce Allâh’a Tövbe namaz niyazla Sığın yüce Allâh’a O İhsandır O lütuftur O saadet O huzurdur O derya O Mağfirettir Sığın yüce Allâh’a Takyanus’un zulmünden kaçan Ashâb-ı Kehf, Kitâb-ı Kerîm’in ifâdesiyle Allah Teâlâ’ya sığınıyor. “Hani o delikanlılar, mağaraya sığınmışlar ve ‘Ey Rabbimiz, bize tarafından bir rahmet ver …

Daha fazlası »

Yunus’un (ks) Gözüyle

Yûnus Emre’den bahsetmek için Yûnus’ça konuşmak lâzım. Deli gönül ve çağlayan su olmak gerek. “Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın? Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın?” Yûnus Emre, İslâm’ın bütün esaslarını takvâ boyutunda yaşamanın adıdır. Elli dört farzın en önemli maddelerinden biri olan cihâdın en güzel târifidir. “Küçük cihaddan büyük cihâda döndük” buyuran Aleyhissalât-ü Vesselâm Efendimiz’in kastettiği …

Daha fazlası »

Hayat – Nisan 2017

Eczânede pazarlanan ilaçlar baş, diş, mide bağırsak, göğüs vs. için takdîm edilen devâlardır. Biz şimdi asıl şifâya bakalım, Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’i şifâ olarak sunuyor: “Biz Kur’ân’dan mü’minlere şifâ ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz.” (İsrâ, 82.) Hadîs-i Şerifler şifâdır. Devâların başı az yemektir. Aleyhisssalâtü Vesselâm Efendimiz, “doldurulan en zararlı kap midedir” buyuruyor. Kendisine indirilen Kitâb-ı Kerim’le, vahyin ta kendisi olan …

Daha fazlası »

Yusuf’un Kokusu

Zulmün, işkencenin, her türlü baskının insanların üzerine umutsuzluk perdesi ördüğü dönemlerde müjde gelmiştir ademoğluna. Namaz kılarken boğulmak istenen, mübarek bedenlerine necâset atılan, taşlarla kovalanan Peygamberimiz (sav)’e, ayaklarından ipler takılıp kızgın çöllerde sürüklenen, ateşler üzerine yatırılan, ilahi mesajı okuduklarında Ebu Cehiller tarafından kulakları kanatılan kutlu yolun sevdalıları ashaba, hep saadet dönemleri müjdelenmiştir. Yemek şöyle dursun, bir kuru hurmayı dahi bulamayan, açlıktan …

Daha fazlası »

Tıb’da Devrim 

Herhangi bir söz Resûlullâh’a (sav) uymazsa reddolunur. Yahya b. Muaz (ks) “insanlar maddî hastalıklarından dolayı perhiz yaparlar da, mânevî hastalıkları için yapmazlar” buyurur. Yûnus Sûresi’nin elli yedi ve elli sekizinci âyet-i celîle’sinin tefsirinde, Konevi (ra) şifâ kelimesinin kalbdeki fenâ huyların telafisi olarak izah eder. Tıb ilmi ile tasavvufun hayli münâsebeti vardır. “İlim iki kısımdır. Biri din ilmi, diğeri tıb ilmidir.” …

Daha fazlası »

Yaşasaydı…

Efendim, ümmet içinde vahdeti sağlayan biriydi. Çünkü iki husûsu çokça sorardı. Usûle riâyet ediliyor mu? İhvânın beynleri, arası nasıl? İçinde bulunduğu toplumu, Kur’ân ve Sünnet iklîmine çekerdi. İlâhî mesajı, Nebevî ahlâkı her tarafa yayardı. Mübârek gözlerini bu hizmette kaybetti. Gündüzleri kitapları araştırdı. Geceleri yazdı. Vücûd-ı saadetlerini Hakk Teâlâ yolunda eritti. Sohbetlerini kısa tutması gerekirken doktorlara göre, en az iki saat …

Daha fazlası »