Anasayfa / Yazarlar / Abdullah Sivaslı

Abdullah Sivaslı

İrfânî Gelenekte Ulaşılmak İstenen İdeal Hedef: Sûfî Düşüncede İnsân-ı Kâmil Anlayışı

İrfânî Gelenekte Ulaşılmak İstenen İdeal Hedef: Sûfî Düşüncede İnsân-ı Kâmil Anlayışı Abdullah Sivaslı ‘Savm ü salât ü hac ile sanma biter zâhid işin İnsân-ı kâmil olmaya lâzım olan irfân imiş’ Yazımızın başlığında da vurgulamaya çalıştığımız gibi tasavvufun ideal/en üst düzey hedefinin ‘ilâhî tecellîlere mazhar olmuş, yeryüzünde Allah Teâlâ’nın halîfesi olmaya namzet ve nefsinin tasallutlarından kurtulmuş olgun insan/insân-ı kâmil yetiştirmek’1 olduğunu …

Daha fazlası »

Sûfî Düşüncede Gerçek Bilgiye Açılan Kapı: Sâlike Tesiriyle Sûfîlerin Vecd Hâline Dâir Görüşleri

Sûfî Düşüncede Gerçek Bilgiye Açılan Kapı: Sâlike Tesiriyle Sûfîlerin Vecd Hâline Dâir Görüşleri Abdullah Sivaslı ‘Zevk-i meyle vecd-i neyle germ olunca bezmimiz Döne döne kıblemiz mâfevk-ı eflâk eyleriz’1 ‘v-c-d’ kökünden türetilmiş olan vecd kavramı; ‘yitiği ve aradığını beş duyu, şehevî ve gazabî kuvvet veya akıl yoluyla bulmak; öfke, hüzün, hüznü gerektiren keder; şikâyet etmek, bolluk ve zenginlik, istediğine kavuşmak, güç …

Daha fazlası »

Bireyin/Sâlikin Bedenindeki Rûha Âit Şifreler: Nakşî Gelenekte ‘Letâif-i Hamse’ Usûlü

Bireyin/Sâlikin Bedenindeki Rûha Âit Şifreler: Nakşî Gelenekte ‘Letâif-i Hamse’ Usûlü Abdullah Sivaslı ‘Letâif-i Hamse’ kalp tasfiyesini esas alan Nakşbendiyye yolunun benimsediği terbiye/ilerleme şeklini ifâde eden bir kavramdır. Tekili ‘latîfe’ olan ‘letâif’; ‘ince, yumuşak ve şaka’ anlamına gelmektedir.1 Tasavvuf terminolojisinde letâif, ‘son derece ince bir mânâ ihtivâ eden, anlaşılan ama sözle anlatılamayan işâret ve tadılarak öğrenilen bilgiler’2 şeklinde târif edilmiştir. Nakşbendiyye …

Daha fazlası »

İrfanî Geleneğin Varlıkların Yaratılış Hiyerarşisine Dair Görüşleri: ‘Hazerât-ı Hams’ veya ‘Tenezzülât-ı Seb’a’ Anlayışı

İrfanî Geleneğin Varlıkların Yaratılış Hiyerarşisine Dair Görüşleri: ‘Hazerât-ı Hams’ veya ‘Tenezzülât-ı Seb’a’ Anlayışı Abdullah Sivaslı ‘Hazerât-ı hams’ veya ‘Tenezzülât-ı seb’a’ tabirleri sûfîlerin varlıkların yaratılış aşamalarını ifade için kullandıkları kavramlardır. Varlığın birliği/vahdet-i vücûd fikrini benimseyen sûfîlere göre varlıklar birçok mertebeden sonra yaratılmışlardır. Sûfîler bu mertebelere dair görüşlerini ‘hazerât-ı hams/beş ilahi hazret’1 ve ‘tenezzülât-ı seb’a/yedi ruhsal iniş’ gibi isimler altında dile getirmişlerdir.2 …

Daha fazlası »

Sûfî Düşüncede Yaratıcının Ezelî İlminde Sâbit Olan Varlık Sûretlerini İfâde Eden Kavram: A‘yân-ı Sâbite

Sûfî Düşüncede Yaratıcının Ezelî İlminde Sâbit Olan Varlık Sûretlerini İfâde Eden Kavram: A‘yân-ı Sâbite Abdullah Sivaslı ‘Gözde a’yan hep sen imişsin ben gâfil Gönülde gizli olan sen imişsin ben gâfil Bütün cihanda senden nişan arardım Meğer cümle cihan hep sen imişsin ben gâfil’1 ‘Değişmeyen/sâbit kalan kaynak’ mânâsına gelen ‘A’yân-ı Sâbite’ terkîbi ‘eşyânın varlığa bürünmeden önce Hakk’ın ilmindeki mâhiyeti’ni ifâde eden …

Daha fazlası »

Sâlikin Mânevî Yolculuğunda Gönlünü Meşgûl Eden Duygu ve Düşünceler: Çeşitleri, Olumlu ve Olumsuz Yönleriyle Sûfî Düşüncede Havâtır

Sâlikin Mânevî Yolculuğunda Gönlünü Meşgûl Eden Duygu ve Düşünceler: Çeşitleri, Olumlu ve Olumsuz Yönleriyle Sûfî Düşüncede Havâtır Abdullah Sivaslı ‘Hâtır’ kelimesinin çoğulu olan ‘havâtır’ kavramı; ‘aklına gelmek, hatırlamak, içine doğmak’ gibi anlamlara gelmektedir.1 Genel olarak bu kavram, ‘insanın irâdesi dışında zihnine gelen iyi veya kötü düşünceleri’ ifâde için kullanılmıştır.2 Sûfî terminolojide ise; ‘sâlikin kalbine Hakk, melek, nefis veya şeytandan gelen …

Daha fazlası »

Yâr/Allah Teâlâ’nın Dışındaki Her Şeyi(n Sevgisini) İfâde Eden Kavram: Ağyâr

Yâr/Allah Teâlâ’nın Dışındaki Her Şeyi(n Sevgisini) İfâde Eden Kavram: Ağyâr Abdullah Sivaslı ‘Sür çıkar ağyârı dilden tâ tecellî ide Hakk, Padişah konmaz sarâya hâne ma’mûr olmadan’ İrfânî gelenekte tek gerçek varlık Cenâb-ı Hakk’ın zâtı kabûl edildiği için, Hakk’a vuslat için O’ndan başka her şeyden yâni ağyârdan yüz çevirmek üzere zihin, kalp ve bütün benliğiyle sâlikin O’na yönelmesi hedeflenmiştir.1 Bir başka …

Daha fazlası »

İrfânî Gelenekte Sevenin Sevdiğiyle Hemhâl Olma Gayreti: Uygulanışı, Dînî ve İnsânî/Vicdânî Dayanakları İle Râbıta

Çoğulu ‘revâbıt’ olan râbıta kelimesi sözlükte ‘iki şeyi birbirine bağlayan ip, alâka, bağ, vuslat, ilgi ve sevgi ile mensûbiyet’ gibi mânâlara gelmektedir.1 Sûfîlerce râbıta ‘şuhud ve iyan makamına ulaşmış kâmil bir şeyhe kalbi bağlamak’, ‘ilâhî ve zâtî sıfatlarla muttasıf, müşâhede mertebesine ermiş kâmil bir şeyhe kalbi bağlayıp huzur ve gıyâbında şeyhin sûreti, sîreti ve özellikle rûhâniyetini hayâlen kendisi ile birlikte …

Daha fazlası »

İrfânî Gelenekte Sâlikin Vuslata Ermesi İçin Tavsiye Edilen Etkin Bir Yöntem: SOHBET

‘Sohbetlerde edebe riâyet ediniz; vuslatsız sohbet olmaz.’1 İhramcızâde İsmail Hakkı Toprak (ks) Tasavvufî sistem, yöntem ve ilkeleriyle kişiyi/sâliki yaratıcısına ulaştırmayı/vuslatı hedefleyen bir disiplindir. Sûfîler, bu süreçte sâliki vuslata erdirecek zikir, tefekkür, tevekkül, uzlet, tevbe ve zühd gibi birçok husustan bahsetmişlerdir. Onların bu süreçte sâlike etkisi/tesiri sebebiyle dikkat çektikleri bir husus da ‘sohbet’ konusudur. Sohbet Arapça’da; ‘ülfet edip dost olmak, hasbihâl, …

Daha fazlası »

Bireyin/Sâlikin Gerçek Bilgiye Ulaşma Formülünün Zirve Noktası:Tasavvufta Ma’rifet Düşüncesi ve Ma’rifete Giden Sürece Dâir Sûfîlerin Tespitleri

‘Şerîatsız tarîkatsız girilmez sûy-i maksûda, Bu söz benden değil dinle hakîkat pirlerindendir.’1 Sözlükte “bilmek, tanımak, ikrâr etmek” gibi anlamları içeren ma’rifet kelimesi, genel olarak ilimle eş anlamlı kullanılan bir kavramdır.2” Ma’rifet’in özel, tikel ve ayrıntılı bilgiyi, “ilmin” ise tümel ve genel nitelikli bilgileri ihtivâ şeklinde aralarında fark olduğu söz konusu edilmiştir.3 Beş duyu ve tevâtür haberi bilgi/ilim olarak addeden kelâm ilminden …

Daha fazlası »