Anasayfa / Tasavvuf

Tasavvuf

Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ali’nin Kadirşinaslığı

Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ali’nin Kadirşinaslığı Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Ebû Hureyre -radıyallâhu anh- rivâyet etmiştir: Bir gün Hz. Ebû Bekir Sıddîk ile Hz. Ali bin Ebî Tâlib, Rasûlullâh’ın hücre-i saâdetlerinin kapısı önüne geldiklerinde Hz. Ali, Hz. Ebû Bekir’e: – Öne geç! Kapıyı ilk çalan sen ol, diyerek ikramda bulunur. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir: – Yâ Ali! Sen …

Daha fazlası »

Sâlih İnsan Olmanın Şartları

Sâlih İnsan Olmanın Şartları Kalemdar (Ks) Kıymetli kardeşlerim! Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’inde buyuruyor: ‘Ey îmanla şerefyâb olan kullarım, îman rütbesini omzuna takan kullarım! Allah’tan korkun ve sâdıklarla berâber olun.’1 Allah’tan korkmanın ölçüsü, beyne’l-havfı ve’r-recâ, yâni, korku ile ümit arasında olmaktır. Bir tek kişi cehenneme girecek dense, acabâ o ben miyim diye düşüneceğiz. Çünkü günahlarımız çok. Bir tek kişi cennete girecek dense, …

Daha fazlası »

Yahyalılı Hacı Hasan Efendi’nin Düşünce Sisteminde Şiirin Konumu

Yahyalılı Hacı Hasan Efendi’nin Düşünce Sisteminde Şiirin Konumu -Sohbetleri Bağlamında- Fatih Çınar Allah dostları, muhataplarına mesajlarını etkili bir biçimde ulaştırabilmek için birçok yöntem kullanmışlardır. Menkîbeler, sohbetler, beden dili ve görsel unsurlar bu metotlardan birkaç tânesidir. Onların sözü etkili kılabilmek ve bu şekilde gönüllere tesir edebilmek adına önem verdikleri bir başka yöntem de sözün büyüleyici yönünü ifâde eden şiirdir. Onlar şiiri …

Daha fazlası »

Râbıta Bir Bilgilenme Yoludur

Râbıta Bir Bilgilenme Yoludur Sri Lankalı Âlim Din Muhammed Hoca Nakşibendî ulemâsının kitaplarında râbıta ile ilgili çok bilgiler vardır. Ben, râbıtanın sahihliğine dâir sahih bir hadîste başka bir delil olduğunu düşünüyorum. Sahâbe (r.anhüm) diyor ki: “Ya Resûlallah, senin meclisinde olduğumuzda Allâh’ı ve âhireti hatırlıyoruz. Dünyâ, çoluk çocuk, eş geçim endişesi hissetmiyoruz. Ancak meclisinizden ayrılıp evlerimize döndüğümüzde her şeyi unutuyor ve …

Daha fazlası »

Mevlânâ’nın (ks) Gözüyle Velâyet Sultanları

Mevlânâ’nın (ks) Gözüyle Velâyet Sultanları Prof. Dr. Kadir Özköse Mevlânâ çağlar öncesinden bizlere seslenmekte ve “Fırsatı kaçırmadan ve şüphe etmeksizin bir velînin eteğine sarıl ki, âhir zamânın sonundaki fitnelerden kurtulasın.”1 hatırlatmasında bulunmaktadır. Mânâ erlerine yakınlık etrâfındakilere varlık kisvesi kazandırır. Mânâ erleri kendini Hakk katında güçlü kılan değerlerle sevdiklerini de mücehhez kılar. O nedenle Mevlânâ yükselişin sırrını Hakk erlerinin ayakları altında …

Daha fazlası »

Kızı Esmâ ve Oğlu Abdullah

Kızı Esmâ ve Oğlu Abdullah Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Esmâ1 bint-i Ebû Bekir Sıddîk -radıyallâhu anh-, Rasûlullah -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in gizlice Ebû Bekir Sıddîk -radıyallâhu anh- ile hicrete hazırlandıkları esnâda seferiyyeyi bağlamak üzere birşey bulamamış, bunun üzerine Esmâ, kendi futasını yâni nıtâkını ikiye şakkederek biriyle sofrayı diğeriyle de matarayı bağlamış ve Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz …

Daha fazlası »

Âlimlerin Fazîleti

Âlimlerin Fazîleti Kalemdar (Ks) Kıymetli kardeşlerim! Sultân-ı Enbiyâ Muhammed Mustafa (sav) Efendimiz’in rûh-i tayyibelerine, ehline, ashâbına, bütün peygamberân-ı izâm, evliyâ-i kirâm Hazretlerinin rûhuna, dağlar başında kalmış, hâk ile yek­sân olmuş, bir Fâtiha’ya muhtaç din kardeşlerimizin ruhlarına üç ihlâs bir Fâtiha okuyarak sohbetimize başlayalım inşâallah. Kenzü’l-İrfan’da geçen bir hadîs-i şerifte Fahr-i Kâinât Efendi­miz (sav) şöyle buyuruyor: ‘İlmiyle amel eden bir âlimin, …

Daha fazlası »

Osmanlı Sultanı II. Bâyezid’in Tasavvufî Çevrelerle Yakın İrtibâtı

Osmanlı Sultanı II. Bâyezid’in Tasavvufî Çevrelerle Yakın İrtibâtı Prof. Dr. Kadir Özköse II. Bâyezid’in tasavvufî gruplar arasında özellikle Halvetiyye zümrelerine yönelik özel bir ilgisi vardı. Zaman zaman Halvetîlerin zikir meclislerine devâm ettiği olurdu. (Mayer, (1980), “Osmanlı Devleti’nde Ulemâ-Meşâyıh Münâsebetleri”, c. IV, s. 55; Gündüz, (1983), Osmanlılarda Devlet – Tekke Münâsebetleri, s. 67) II. Bâyezid Amasya’da vâliyken Halvetiyye büyüklerinden Çelebi Halîfe …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’de Yol, Yolcu ve Yolculuk

Yûnus Emre’de Yol, Yolcu ve Yolculuk Mustafa Özçelik “Bu dünyâya gelen kişi âhir yere gitse gerek” Yûnus Emre Yol, yolcu ve yolculuk kavramları bir arada düşünüldüğünde ortaya hepimizin şu veya bu şekilde kahramânı olduğumuz bir hikâye çıkar. Fakat bu hikâyeyi sâdece maddî mânâda düşünemeyiz. Yolculuğun bir de mânevî olanı vardır ki yol, yolcu ve yolculuk denilince asıl bunları anlamak gerekir. …

Daha fazlası »

Tasavvufî Terbiyenin Başarı İmkânı

Tasavvufî Terbiyenin Başarı İmkânı Prof. Dr. Kadir Özköse Başarı / muvaffakiyet Allah’tan, gayret kuldandır. Dervişlik Allah (cc) yolunda kemâle ermektir. Dervişlik yolda olmaktır. Öncelikle yolun ne olduğunu bilmek gerekmektedir. Hangi yola baş koyacağını bilmeyen yolun gereklerine koyulamaz. Dervişlik yolu uzun ve ince bir yoldur. Yoldan sapmak, yolun hakkını vermemek, yolda oyalanmak, yola hazırlanmamak dervişe yakışmaz. Tasavvufî eğitimde gerçek yol İslâm’dır. …

Daha fazlası »