Anasayfa / Tarih – Kültür (Sayfa 3)

Tarih – Kültür

Millî Mücâdele’de Birlik ve Diriliş Rûhu

Millî Mücâdele sâdece Türklerin değil; asırlardır din, vatan ve mefkûre birlikteliği içinde Anadolu’da yaşayan bütün Müslümanların birlik ve dayanışma rûhu içerisinde müşterek verdiği bir dînî-millî bağımsızlık savaşıdır. Bu mücâdelede kadını-erkeği, yaşlısı-genci ile milletimiz; gizli halk kahramanları, Kuvayı Milliye ve Milli Ordu ile omuz omuza vererek târihe geçen emsalsiz bir “halk savaşı” ortaya koydu. TEMELLERİMİZDEKİ MAYA VE RUH ÖNCÜLERİMİZ İtilaf Devletleri, …

Daha fazlası »

Yargısız İnfaz

Osmanlı pâdişahlarına hakâret etme ve onların mânevî şahsiyetlerine karşı artan bir saldırı dalgası içerisinde olmanın asıl sebebi, bu milletin Osmanlı’yla olan bağlarının yok edilmek istenmesidir. Bunu geçmişte başaramadılar, bugün de aynı oyunu oynuyorlar, yine başaramayacaklar. Oyunları bitmeyecek olup yarın için yeni fitneler kuranlar bilsinler ki; yarın da başaramayacaklar. Osmanlı pâdişahları gönül pencerelerinden öteleri seyreden, seyretmeye aday olan insanlardı. Osmanlı Sultanları, …

Daha fazlası »

Anadolu’yu Şahlandıran Mitingler

15 Temmuz’daki menfur darbe girişimi münâsebetiyle devlet ve vatanımız büyük bir imtihandan geçti. Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Anadolu’nun bütün şehirlerinde milletimiz günlerce meydanları doldurarak bütün dünyâya örnek bir millî duruş, dayanışma ve demokrasi dersi verdi. Millî iradenin doruğa çıktığı 7 Ağustos’taki İstanbul Yenikapı Mitingi ve diğer demokrasi mitingi ve nöbetleriyle millî hâkimiyet telakkîsi bir kez daha perçinlendi. Devlete, …

Daha fazlası »

Osmanlı’nın Hiç Bitmeyen Özlemi

Hz. Âdem (as) ve Hz. Havva’nın çocuklarının hiç bitmeyen bir özlemidir Mekke ve Medîne. Hz. Âdem (as) ve Hz Havva vâlidemiz Cennet’te bin yıl kadar yaşayıp, İblis’in yalan yemînine inanarak yasak edilen ağacın meyvesinden unutarak yedikleri için Cennet’ten çıkarıldılar. Hz. Âdem Hindistan’da Seylan Adası’na, Hz. Havva ise Cidde’ye indirildi. Birbirlerinden iki yüz sene müddetle ayrı kaldılar. Ama bu zaman zarfı …

Daha fazlası »

Osmanlı’nın Hiç Bitmeyen Özlemi

Hz. Âdem (as) ve Hz. Havva’nın çocuklarının hiç bitmeyen bir özlemidir Mekke ve Medîne. Hz. Âdem (as) ve Hz Havva vâlidemiz Cennet’te bin yıl kadar yaşayıp, İblis’in yalan yemînine inanarak yasak edilen ağacın meyvesinden unutarak yedikleri için Cennet’ten çıkarıldılar. Hz. Âdem Hindistan’da Seylan Adası’na, Hz. Havva ise Cidde’ye indirildi. Birbirlerinden iki yüz sene müddetle ayrı kaldılar. Ama bu zaman zarfı …

Daha fazlası »

İstanbul – Recep Babacan

İstanbul… Mânevî anahtarların açtığı kapılardan birisi. Resûlullâh’ın (sav) Sancaktârı Hz. Halid Bin Zeyd’in makâmının bulunduğu şehir. Gönül meltemlerinin ilâhî esintilerinin buluştuğu İslâm beldesi, Dünyânın bir zamanlar yönetildiği başkent, Resûlullâh’ın sancağının muhafaza edildiği kutlu mekân, Umutların, hüzünlerin, batan günlerin ve yeniden doğacak günlerin şehri… Sayabildiğim sâdece birkaç önemli özellikten bâzılarıydı bunlar. İstanbul dünyâ üzerinde 3 şehirden geri kalmış. Bu şehirler sırasıyla: …

Daha fazlası »

Darbesiz Türkiye ve Gelecek Tasavvuru

Yakın târihimiz gösteriyor ki kışlaya siyâset girdiğinde ve askerler siyâsetle iştigâl etmeye başladığında, ordumuz girdiği bütün savaşları (93, Balkan, Trablusgarp ve Birinci Dünya) kaybetti ve devlet düzeninde 1876-1908 Darbeleri, 31 Mart Vakası, Bâb-ı Âlî Baskını, 27 Mayıs-12 Eylül Darbeleri, 28 Şubat Süreci ve 27 Nisan E-Muhtırası ile kalıcı tahrîbatlar meydana geldi. Ne yazık ki darbeler döneminin kapanmadığı, bir kısım subayların …

Daha fazlası »

Cumhuriyet’in İlânı Bir Oldu Bittiye Mi Getirildi?

Ahmet Anapalı İtalyanların Trablusgarb’a “Libya’ya” saldırmasının ardından savaş psikolojisini iliklerine kadar yaşamaya başlayan Osmanlı halkı, 1909’dan 1922’nin Eylül’üne kadar hiç durmaksızın yedi cephede birden savaşa savaşa düşmanın belini kırmayı, uğrunda şehit düşmeye can attığı Allâh’ının inâyeti ile başardı. Cephede zafer elhamdülillâh ki inanan ve “İslâm’ın Son Ordusu” diye ümmete lanse edilen Osmanlı ordusuna âitti. Sıra, cephede kazanılan zaferin aynısının masada …

Daha fazlası »

Câhidû Fillah Olupdur Niyyetüm , Enbiyâ ü Evliyâya İstinadım Var Benim

Fatih Sultan Mehmed Han 1432 yılında dünyaya geldi. 1481 yılında alemi ukbaya irtihal eyledi. Hacı Bayram-ı Veli, Edirne’ye geldiğinde Fatih Sultan Mehmet beşikteydi. Babası II.Murad:”İstanbul bize gerek, himmet et de bu şehri alalım.” dediğinde; “Sen de ben de bu fethi görmeyeceğiz. Beşikteki şehzade ile, bizim köse, Akşemsettin Veli göreceklerdir.” cevabını verir. Babası II. Murad, üç geceden birinde Peygamberimiz (sav)’i görürdü. …

Daha fazlası »

Kalplerin Fethi

Feth; açmak, açılmak, ğaybe açılan pencereden gönle inen feyz, kalb gözünün açılması anlamlarına gelir. Nefsin mertebelerini geçip emmareden (sufli, hayvani duygulardan), nefs-i kâmileye (zulmetten nura) geçiştir fetih. “Allah (cc)’tan bir zafer ve yakın bir fetih” nazm-ı celiliyle Saff Sûresinin 13. ayetinde ifade buyurulan hakikate erişir kul. Esma-i İlahiyye’nin tecellilerine mazhar olup, velayet makamına eren arif de, “Doğrusu biz sana apaçık …

Daha fazlası »