Anasayfa / Tarih – Kültür (Sayfa 2)

Tarih – Kültür

Gönül Mîmârı Yûnus Emre

Fahr-i kâinât Efendimiz (sav) şöyle buyurur: “Dikkat edin, bedenin içinde bir et parçası vardır; o iyi olursa bütün beden iyi olur, o bozuk olursa bütün beden bozulur. Dikkat, işte o kalptir.”1 Burada söz konusu olan mânevî anlamdaki kalbdir. Bu konudan söz eden eski metinlerimizden hemen hepsinde şu hatırlatma yapılır: “Kalbden kasdımız manevî bir latîfedir, o ruhla eş anlamlıdır, göğüs boşluğundaki …

Daha fazlası »

İlâhî Tecellî ve Lâlâ Paşa Câmii

Bir Selçuklu şehri olan Kayseri’nin bilmediğimiz ne çok güzellikleri ve dostları var. Nice güzel zamânlara şehâdet etmiş evvelden. Ağırnaslı Mî’mâr Sinân’ın, Dâvûd El-Kayserî’nin, Somuncu Baba olarak bilinen Şeyh Hâmid-i Velî Hazretlerinin, Yaman Dedenin, Dadaloğlu’nun, Mevlânâ Hazretlerinin Hâcesi Kâdî Seyyid Burhâneddîn’in, İbrâhîm Tennûrî Hazretlerinin, Âşık Seyrânî’nin, Yahyalılı Hacı Hasan Efendi’nin, Gevher Nesibe Hâtunun, Mahperi Hunâd Hâtunun, Esmâ Hâtunun, Seyyid Zeynel Âbidîn …

Daha fazlası »

Mîmârîde İrfânî Bir Yorum: Turgut Cansever

Medeniyetlerin görünen en önemli izlerini genellikle mîmârî eserlerde buluruz. Mîmârî yaşam insanın algılamasının, hayat anlayışının ve kültürel irfânının da yansımasıdır. Bu noktada en büyük etkenler hiç şüphesiz din, coğrafya ve iklimdir. Binlerce yıl öteden bugüne ulaşan medeniyet havzalarını incelediğimizde görürüz ki insanoğlu bu üç etkenin çerçevesi içerisinde ihtiyaçlarını karşılayan mîmârî yapılar inşâ edegelmişlerdir. Kimi zaman güvenlik öncelenirken kimi zaman da …

Daha fazlası »

Bosna Hersek’te Nakşibendîlik Geleneği

Anadolu’nun İslâmlaşmasında dînin özünü yakalamış olan dervişlerin nasıl önemli bir etkisi olduysa Balkanların İslâmlaşmasında da baş aktör olarak tasavvuf ehlini görmekteyiz. Fethe gidecek ordulardan çok önce bölgeye gidip sahip oldukları ahlâk ile gönüller fethini gerçekleştirmişler. Böylece, fetih için gelecek ordulara da kılıcın değil sevginin gücünü göstermişlerdir. Temeli insan sevgisine dayalı olan İslâmiyet’in özünü oluşturan tasavvuf okullarından birisi de Nakşibendîliktir. Muhammed …

Daha fazlası »

İzzetli ve Devletli Olmak İçin!

Hayat dîni İslâm’ı bir bütün olarak yaşamanın kazanımı hem dünyevîdir, hem de uhrevîdir. İslâm, kendisini doğru tanıyan ve hakkıyla yaşayanların dünyâlarını cennete çevirir, onları dünyâda azîz eder. Bazılarının sandığı gibi biz, Müslümanlığımızın semeresini yalnızca âhirette devşirmeyeceğiz. Bu din hem dünyâ hem âhiret dînidir. Bu yüzden biz, Peygamberimiz’in (sav) de çokça okuduğu bir Kur’ân duâsında, Ey Rabbimiz, bize dünyâda iyilik güzellikler …

Daha fazlası »

Tarihimizdeki Derin “Edeb”

Çocukluğumun en güzel yıllarının bir bölümü Adapazarı’nın şirin ilçesi Akyazı’nın Çıldırlar köyünde geçti. Rahmetli dayım İmam olduğu için yaz tâtillerinde ilim öğrenmek için yanına giderdim. Zaman zaman da ilçedeki diğer köyleri ziyârete gidip o bölgedeki âlimlerin dizinin dibine oturur hoş sohbetlerine katılırdım. Dedim ya yaşım küçük, köyleri ziyâret ederken gözüme hep takılırdı üç tokmaklı, küçücük pencereli, büyük kanatlı kapılar. Bir …

Daha fazlası »

Allah Güzeldir, Güzeli Sever

Mukaddime “Allah âdın zikredelim evvelâ Vâcib oldur cümle işte her kula” Hepimiz, hayatın bir ucundan tutmak gayreti içerisinde yaşamaya devam ediyoruz. Hayatın ucundan tutmak… Hacerü-l Esved misâli yani. Umûmuna göz attığımız zaman ki elbette dünya cennet değildir, her şeyin bir imtihan olmasından nâşî hayat da çoğu zaman kara. Fakat verilmiş bir ni’met olmakla kıymetli, mahiyeti hasebiyle ehemmiyetli. Çünkü ötelerin mahsulü, …

Daha fazlası »

Rumeli’nin Mânevî İskânı

Osmanlı’nın bir beylik olarak yeşermeye başladığı Anadolu topraklarından filizlenip Viyana kapılarına dayanacak kadar güçlü bir orduya sâhip imparatorluk olmasının sırrı nedir diye düşündüğümüzde verilecek bir tek cevap var: Yüksek Mâneviyat! Bir toplum düşünün ki en başındaki devlet büyüğünden (devletin zirvesinden) aşağıya doğru inildikçe halkın her katmanının aynı mânevî duygulara sâhip olması ne ile izah edilebilir? İzah edebiliriz belki ama bu …

Daha fazlası »

Yurt Sevgisinin Algoritması Ya Da Toprağı Yurt Yapmak

Herkesin yurdunu bir sevme yöntemi var. Kimileri onun bölüneceği kaygısıyla herkesi düşman yerine koyar. Kimileri ötekinin bölünme dediği olayı bütünleşmenin bir ifâdesi sayar. Kimileri düşman diye gördüğü ötekini kendine benzetmeye çalışır. Kimileri ötekiyle birlikte yaşamanın yolunu arar. Birlikte yaşamanın yolu illâ da onu kendine benzetmekten geçmez. Bilakis herkes kendi olarak kalarak birlikte yaşamanın yolu bulunmalıdır, demeliyiz. Aslında, ister yurt sevgisi …

Daha fazlası »

İnsanda Vatan Tutkusu ve Şühedâ Fışkıran Toprak

İnsan, genel olarak bir yerde yerleşik olarak yaşamayı kendisine ilke edinmiş bir varlıktır. Çünkü bu ona beslenme, barınma, tanışma başta olmak üzere pek çok alanda birtakım yaşama kolaylıkları sağlamıştır. İnsandaki bu tutku ‘vatan/yurt’ tutkusunu ve sevgisini doğurmuştur. Vatanından uzakta olmak, yolculuk, bir sıkıntı sebebi sayılmıştır. Târih boyunca yurdundan edilmek/sürgün insan için en büyük cezâ sayılmış, insanlar vatanlarından ayrı düşme yâhud …

Daha fazlası »