Anasayfa / Tarih – Kültür (Sayfa 2)

Tarih – Kültür

İzzetli ve Devletli Olmak İçin!

Hayat dîni İslâm’ı bir bütün olarak yaşamanın kazanımı hem dünyevîdir, hem de uhrevîdir. İslâm, kendisini doğru tanıyan ve hakkıyla yaşayanların dünyâlarını cennete çevirir, onları dünyâda azîz eder. Bazılarının sandığı gibi biz, Müslümanlığımızın semeresini yalnızca âhirette devşirmeyeceğiz. Bu din hem dünyâ hem âhiret dînidir. Bu yüzden biz, Peygamberimiz’in (sav) de çokça okuduğu bir Kur’ân duâsında, Ey Rabbimiz, bize dünyâda iyilik güzellikler …

Daha fazlası »

Tarihimizdeki Derin “Edeb”

Çocukluğumun en güzel yıllarının bir bölümü Adapazarı’nın şirin ilçesi Akyazı’nın Çıldırlar köyünde geçti. Rahmetli dayım İmam olduğu için yaz tâtillerinde ilim öğrenmek için yanına giderdim. Zaman zaman da ilçedeki diğer köyleri ziyârete gidip o bölgedeki âlimlerin dizinin dibine oturur hoş sohbetlerine katılırdım. Dedim ya yaşım küçük, köyleri ziyâret ederken gözüme hep takılırdı üç tokmaklı, küçücük pencereli, büyük kanatlı kapılar. Bir …

Daha fazlası »

Allah Güzeldir, Güzeli Sever

Mukaddime “Allah âdın zikredelim evvelâ Vâcib oldur cümle işte her kula” Hepimiz, hayatın bir ucundan tutmak gayreti içerisinde yaşamaya devam ediyoruz. Hayatın ucundan tutmak… Hacerü-l Esved misâli yani. Umûmuna göz attığımız zaman ki elbette dünya cennet değildir, her şeyin bir imtihan olmasından nâşî hayat da çoğu zaman kara. Fakat verilmiş bir ni’met olmakla kıymetli, mahiyeti hasebiyle ehemmiyetli. Çünkü ötelerin mahsulü, …

Daha fazlası »

Rumeli’nin Mânevî İskânı

Osmanlı’nın bir beylik olarak yeşermeye başladığı Anadolu topraklarından filizlenip Viyana kapılarına dayanacak kadar güçlü bir orduya sâhip imparatorluk olmasının sırrı nedir diye düşündüğümüzde verilecek bir tek cevap var: Yüksek Mâneviyat! Bir toplum düşünün ki en başındaki devlet büyüğünden (devletin zirvesinden) aşağıya doğru inildikçe halkın her katmanının aynı mânevî duygulara sâhip olması ne ile izah edilebilir? İzah edebiliriz belki ama bu …

Daha fazlası »

Yurt Sevgisinin Algoritması Ya Da Toprağı Yurt Yapmak

Herkesin yurdunu bir sevme yöntemi var. Kimileri onun bölüneceği kaygısıyla herkesi düşman yerine koyar. Kimileri ötekinin bölünme dediği olayı bütünleşmenin bir ifâdesi sayar. Kimileri düşman diye gördüğü ötekini kendine benzetmeye çalışır. Kimileri ötekiyle birlikte yaşamanın yolunu arar. Birlikte yaşamanın yolu illâ da onu kendine benzetmekten geçmez. Bilakis herkes kendi olarak kalarak birlikte yaşamanın yolu bulunmalıdır, demeliyiz. Aslında, ister yurt sevgisi …

Daha fazlası »

İnsanda Vatan Tutkusu ve Şühedâ Fışkıran Toprak

İnsan, genel olarak bir yerde yerleşik olarak yaşamayı kendisine ilke edinmiş bir varlıktır. Çünkü bu ona beslenme, barınma, tanışma başta olmak üzere pek çok alanda birtakım yaşama kolaylıkları sağlamıştır. İnsandaki bu tutku ‘vatan/yurt’ tutkusunu ve sevgisini doğurmuştur. Vatanından uzakta olmak, yolculuk, bir sıkıntı sebebi sayılmıştır. Târih boyunca yurdundan edilmek/sürgün insan için en büyük cezâ sayılmış, insanlar vatanlarından ayrı düşme yâhud …

Daha fazlası »

Vatanımın Dağlarında Ezan Yankılanır Semâsında Ay Yıldızlı Bayrak Dalgalanır

Gönül toprağına ekilir önce vatan sevdâsı, orada yeşerir, tomurcuklanır, güller açar. İnsanoğlu için vatansız kalmak zor bir durumdur. Bir yere âit olmak, orayı kendine yuva yapmak kişiyi her zaman mutlu ve güçlü kılar. Son yıllarda küresel güçler ve üst akıl olarak adlandırılan zihniyet, tüm dünyâda kargaşalar çıkartarak insanları yokluğa, sefâlete sürükleyerek sömürmeyi, kendi emirlerine âmâde kölelere dönüştürmeyi amaç edinmiş durumdadırlar. …

Daha fazlası »

II. Abdülhamid Hân’a Darbe

Sultan II. Abdülhamid Hân, Osmanlı’nın en çok merak edilip konuşulan, en ziyâde iftirâ oklarına hedef olan padişahlarındandır. Hakkındaki iddia ve tartışmalar çok yönlü politikalarını anlayamamaktan, etrâfını kuşatan ağır şartları takdir edememekten, gizemli âlemine/kişiliğine nüfûz edememekten ve dindar tabiat, yaşantı ve tavırlarına alerji duymaktan kaynaklanmıştır. Dînî-muhafazakâr, yenilikçi kişiliği; eğitime, teknolojiye, ulaşıma ve iletişime önem vermesi; târihe geçen büyük projeleri hayâta geçirmesi, …

Daha fazlası »

Musul Geri Alınabilir Miydi?

LOZAN SONRASINDA İNGİLİZ ENTRİKALARI Lozan sonrasında Türkiye ve İngiltere, İstanbul’da tertiplenen Haliç Konferansı’nda Musul meselesini çözmek için bir araya geldiler. 19 Mayıs-5 Haziran 1924 tarihleri arasında meseleyi müzakere ettiler. Türkiye’yi temsil eden Fethi (Okyar) Bey, Musul’un coğrafî ve ırkî bakımlardan Türkiye’ye ait olduğunu savunurken, İngiltere temsilcisi Sir Percy Cox ise, Musul’un Irak’a bırakılması gerektiğini ve Nasturilerin iskânı için Hakkâri’nin Irak …

Daha fazlası »

Medeniyet mi Dediniz?

Osmanlı evi dediklerinde durmak lâzım. Hele Osmanlı kadını ifâdesi beni hep benden alır. Düşünsenize yağmur yağdığında insanlar sokaklarda ıslanmasın diye evlerinin mîmârîsini özellikle cumbalı yapan insanlarımız yaşadı bu topraklar üzerinde. Kapı çalmanın bir usûlü bir âdeti olduğu günlerimiz vardı bizim. Önce kanatlı bir kapının büyükçe olmayan tokmağını tutar ve çalardınız. Sonra içeriden size izin verilirse evin avlusuna geçerdiniz. Evin arka …

Daha fazlası »