Anasayfa / Kategoriler (Sayfa 4)

Kategoriler

Sedef Hastalığı (Psöriazis)

Sedef Hastalığı (Psöriazis) Ferda Ümit Gedik Sedef hastalığı; kuru, pul pul dökülen ve yer yer kaşıntılı olan bir deri tablosuyla kendini gösteren kronik iltihaplı bir hastalıktır. Aynı zamanda cildin bâzı kısımlarında kalın sarı kabuk oluşur. Psöriazis, bağışıklık sisteminin vücûdun kendi bir dokusuna zarar verdiği otoimmün hastalıklardandır, buradaki hedef deri hücreleridir. Sedef hastalığının meydana gelmesinde hem fiziksel hem psikolojik sebepler mevcuttur. …

Daha fazlası »

Kur’ân’a Karşı Görevlerimiz

Kur’ân’a Karşı Görevlerimiz Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay Kur’ân Sevgisi Allâh’ın Kitâbı’na karşı birinci görevimiz, onu candan sevmek ve ona gönülden muhabbet duymak; çocuklarımıza ve gençlerimize Kur’ân’ı sevdirmek; onların Kur’ân’ı sevmeleri için gerekli altyapıyı hazırlamak; neslimizi küçük yaştan itibâren Kur’ân sevgisi ve Kur’ân saygısıyla yetiştirmektir. Kur’ân’a muhabbet ve hürmet etme îmânımızın bir gereğidir. Kur’ân sevgisi ve Kur’ân saygısı îmânımızla doğru …

Daha fazlası »

Asr Sûresi Tefsîri

Hak Dîni Kur’ân Dili Asr Sûresi Tefsîri 1) Ve’l-Asr. Burada tefsirciler başlıca: İkindi namazı, ikindi vakti, dehr/zaman, özellikle Resûlullâh’ın (sav) gönderildiği zaman, âhir zaman mânâları üzerinde yürümüşlerdir. İbnü Cerir, “dehr, öğle saatlerinden bir saat, ikindi” mânâları hakkındaki rivâyetleri zikrettikten sonra der ki: “Bu hususta doğru olan görüş şudur: Rabbimiz Teâlâ asr’a yemîn etmiştir. Asr, zamânın ismidir, ikindidir, gece ve gündüzdür. …

Daha fazlası »

Tasavvuf Had Bilmektir – Şiir Hudutları Zorlamaktır

Tasavvuf Had Bilmektir Şiir Hudutları Zorlamaktır Serdar Tuncer Sözleriyle kalplere dokunan, herkesin teveccühüne mazhar olan ünlü şair ve yazar Serdar Tuncer’le; gündelik hayata, şiire, geçmişe ve “modern” zamanlara dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Röportaj: Hasan HAFİF 16 Ağustos 1978 yılında Ankara’da dünyâya geldiniz. Anneniz sizi doktor oğlum ninnileriyle büyütürken, siz içinizde en büyük hastalığınızı büyütüyordunuz: Şiir. Şiiri şiir yapan unsur …

Daha fazlası »

Başarı, Bedel, Muhâtara

Başarı, Bedel, Muhâtara Rasim Özdenören TDK’nın sözlüğünde, başarı: “Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal (zihinsel) ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü” olarak tanımlanıyor. Zihinsel bağlamda bir eser meydana getirmek veya eylemsel bir etkinliğin sonucu olarak savaşta bir zafer kazanmak, öğrenci için sınıf geçmek, spor müsâbakasında gâlip gelmek başarı örnekleri olarak gösterilebilir. Başarı için besbelli ki sâdece eylem, hareket …

Daha fazlası »

Tasavvufî Terbiyenin Başarı İmkânı

Tasavvufî Terbiyenin Başarı İmkânı Prof. Dr. Kadir Özköse Başarı / muvaffakiyet Allah’tan, gayret kuldandır. Dervişlik Allah (cc) yolunda kemâle ermektir. Dervişlik yolda olmaktır. Öncelikle yolun ne olduğunu bilmek gerekmektedir. Hangi yola baş koyacağını bilmeyen yolun gereklerine koyulamaz. Dervişlik yolu uzun ve ince bir yoldur. Yoldan sapmak, yolun hakkını vermemek, yolda oyalanmak, yola hazırlanmamak dervişe yakışmaz. Tasavvufî eğitimde gerçek yol İslâm’dır. …

Daha fazlası »

Başarı, Hak Edenlerin Hakkıdır!

Başarı, Hak Edenlerin Hakkıdır! Prof. Dr. Ali Akpınar Başarı, muvaffakıyet demektir. Kelimenin mastarı tevfîk’tir. Tevfîk, kulun tedbîri ile Rabb’in takdîrinin buluşmasıdır. Buna göre kul gayret edecek, elinden geleni yerine getirecek, sonra Yüce Yaratıcı’ya işini havâle edecek, O da lütf u keremiyle kuluna ikrâm edecek ve başarı gerçekleşecektir. Yüce Allah isterse, kul çalışıp gayret etmeden de verir. Ancak O’nun koyduğu ilâhî …

Daha fazlası »

Bilmek Mi Olmak Mı?

Bilmek Mi Olmak Mı? Mustafa Özçelik Yûnus Emre’nin en çok bilinen şiirlerinden biri de bilginin önemi konusunda bir örnek metin olarak okunan “İlim ilim bilmektir/İlim kendin bilmektir” mısrâlarıyla başlayan şiiridir. Yûnus Emre’nin bu şiirinin de pek çok şiiri gibi anlam katmanlarına nüfûz etmeden sâdece zâhiriyle ele alındığı ve üzerinde yeterince tefekkür edilmediği yapılan yorumlardan rahatlıkla anlaşılmaktadır. Bu şiirde ana kavram, …

Daha fazlası »

Peygamber Efendimiz’in (sav) Sünnet ve Tavsiyeleri Yönetim – Görev Alma Verme

Peygamber Efendimiz’in (sav) Sünnet ve Tavsiyeleri Yönetim – Görev Alma Verme Mehmet Nezir Gül “Makam mevkî ne güzel sütannedir (emmekle doyulmaz), ondan ayrılmak da memeden ayrılmaktan zordur (hüznü çekilmez)!” (Buhârî, Müslim-5972) Allah Resûlü (sav) savaş ve barış ortamında Müslümanların yöneticisi, başkanı ve bir numaralı idârecisiydi. O’nun peygamberlik görevi kapsamında siyâsî, idârî ve adlî sorumluluk ve yetkisi de bulunmaktaydı. Efendimiz’in (as) …

Daha fazlası »

Şemâil ve Fezâili

Şemâil ve Fezâili Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in arzuları hilâfına bir hareket olup da mütessir olduklarında Hz. Ebû Bekir gelecek olursa derhal tebessüm eder, teessür ve iğbirârı zâil olurdu. Hz. Ebû Bekir, isâbet-i re’yi, muâmelâtındaki doğruluğu, tecrübe genişliği, nefsine hâkimiyeti, hayırhâhlığı ve samîmiyeti ile mârûf idi. Resûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in fazl-u kemâlâtından …

Daha fazlası »