Anasayfa / Kategoriler / Kapak Konusu

Kapak Konusu

Yûnus Emre’nin Eğitimci Şahsiyeti

Bugünkü eğitim anlayışının çok problemli olduğu hemen herkesin kabûl ettiği bir gerçektir. Zîrâ okullarda “eğitim”den çok “öğretim” ön plana geçmiş ve öğrenciler sâdece kendilerine bilgi yüklenen kişilere dönüşmüşlerdir. Durum böyle olunca da okullar fizikten matematiğe, tarihten coğrafyaya pek çok alanda bilgiler öğreten kurumlara dönüşmüşlerdir. Oysa söz konusu olan insandır. İnsanın bilgi ihtiyâcı ise sâdece bu derslerde öğretilen bilgilerden ibâret değildir. İnsanın bir de kişilik yapısı vardır. Bu yapının müsbet değerlerle donatılması gerekmektedir. Bu da okuldaki uygulamanın sâdece “öğretim” boyutlu değil “eğitim” boyutlu …

Daha fazlası »

Eğitim Sistemimizde Değerler Eğitiminin Önemi

Giriş  Son yıllarda sıkça duyduğumuz okullarda şiddet, erken yaşta uyuşturucu bağımlılığı, gençlerde suç oranının artması vb. olaylara dâir haberler insanlara şu soruları sordurmaktadır:   Ne olacak bu gençliğin hâli?  Ne olacak bu eğitimin hâli?  Bir hatâ mı yapıyoruz?   Âile kurumu çözülüyor mu?…vb.   Benzer şekilde, zaman zaman şöyle cümleler kullandığımız olur: “Çocuklara sorumluluk bilinci vermeliyiz, çevremizi koruyalım, yaşlılara yardım etmek gerekir, dürüstlük önemlidir, herşeyin başı sevgidir, başkasının hakkını almamalı…”. Bu vb. sözleri söylerken bâzılarımız değerler …

Daha fazlası »

DİDAR

Kısa adı DİDAR olan Dînî İlimler ve Değerler Araştırma Merkezi, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında resmen faaliyetlerine başladı. Önceki yıllarda alt yapısı oluşturulan ve Safa Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren DİDAR, bu sene itibâriyle ve geçmiş yılların da tecrübesiyle, büyük bir heyecanla kendi kurumsal kimliği altında çalışmalarına hız verdi.   DİDAR, İslâmî ilimlerin yeniden ihyâsını, millî ve mânevî değerleri önceleyen bir anlayışla yola çıkmaktadır. DİDAR, imam-hatip liselerine ve ilâhiyat fakültelerimize aslâ bir alternatif değil, bilakis yardımcı rolündedir. DİDAR, târih boyunca kudretli âlimleri yetiştiren kitapları …

Daha fazlası »

Eğitimde Kalite

Hilâfet, medrese ve dergâh üçlüsünden oluşan Osmanlı, dünyâ târihinin en uzun süreli imparatorluklarından biri olmuştur. Şanlı ecdâdımızı güçlü kılan esaslar da şunlardı: Ulû’l-emre itâat. İnanç. Adâlet. Ulemâ sınıfı; fakih, İslâm hukukçuları, İslâm hukûkunu tatbik eden hâkimler, kadılar, eğitimi üstlenen müderrisler, ibâdet işlerine bakan müftülerden ibârettir. İlk Osmanlı medresesi 1330’da İznik’te kuruldu ve tüm Osmanlı ülkesine yayıldı. Buralarda şu ilimlerde dersler verilmiştir: Naklî …

Daha fazlası »

İmam Hatip Liseleri ve Eğitim Kalitesi

*Dünyâda örneği görülmeyen bir yapıyı düşünelim önce: Bir millet, dişinden tırnağından arttırdığı harçlıklar ve yaptığı infakla okullar inşâ ediyor. Sonra devletine başvurup, ‘bana bir müdür bir de mühür gönder’ diyor. “Binâ da senin, çocuğum da… Yeter ki inançlarıma ters, değerlerime karşıt bir eğitim verme!” Târihinde inişler çıkışlar olmuş, seveni kadar olmasa da şedid düşmanları olmuş, hep bir tartışmanın odağında bulunmuştur. …

Daha fazlası »

Editör’den

  Ey îmân edenler! Yahudileri ve Hristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez. (Maide, 51.)   Kıymetli Okurlarımız, Temmuz 2017 sayımızda ülkemiz ve dünya gündemine dair meseleleri irdeledik. Dünya gündemini bir süredir meşgul eden, bizleri de çok yakından ilgilendiren “Katar Krizi”nin arka planında neler yatmakta, hangi …

Daha fazlası »

Hayat – Nisan 2017

Eczânede pazarlanan ilaçlar baş, diş, mide bağırsak, göğüs vs. için takdîm edilen devâlardır. Biz şimdi asıl şifâya bakalım, Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’i şifâ olarak sunuyor: “Biz Kur’ân’dan mü’minlere şifâ ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz.” (İsrâ, 82.) Hadîs-i Şerifler şifâdır. Devâların başı az yemektir. Aleyhisssalâtü Vesselâm Efendimiz, “doldurulan en zararlı kap midedir” buyuruyor. Kendisine indirilen Kitâb-ı Kerim’le, vahyin ta kendisi olan …

Daha fazlası »

Tıb’da Devrim 

Herhangi bir söz Resûlullâh’a (sav) uymazsa reddolunur. Yahya b. Muaz (ks) “insanlar maddî hastalıklarından dolayı perhiz yaparlar da, mânevî hastalıkları için yapmazlar” buyurur. Yûnus Sûresi’nin elli yedi ve elli sekizinci âyet-i celîle’sinin tefsirinde, Konevi (ra) şifâ kelimesinin kalbdeki fenâ huyların telafisi olarak izah eder. Tıb ilmi ile tasavvufun hayli münâsebeti vardır. “İlim iki kısımdır. Biri din ilmi, diğeri tıb ilmidir.” …

Daha fazlası »

Vatan

Vatan; yüz ölçümü, sınırları, doğası tabiatı, geçimi, ekonomik ve sosyal yapısı belirlenen mekândır. Maddî yönleriyle belirlenen ikamet yeridir. Bu cismimiz için geçerlidir. Rûhumuz için vatan neresidir? Hicr sûresinin 29. âyetine göre, “rûhumuzdan ruh üfledik” buyuruluyor. Ruh arşdan ana karnına, oradan da yeryüzüne inmiştir. Sûfîler buna “hubüt gavsi” derler. İniş mânâsındadır. Rûhun asıl vatanına dönmesini temin için, mürşid-i kâmile mürâcaat edilir. …

Daha fazlası »

İslâm Birliğine Giden Çileli Yol!

Türkçede, ‘Derdini Marko Paşa’ya anlat’ diye bir deyim bulunmaktadır. Marko Paşa herkesin derdine derman arayan bir Rum doktordur. Klasik dönem efendisi hamarat ve hemdert bir tabiptir. Lâkin bazen huzûruna çâresiz dertlerle gelirler ve Marko Paşa bilmezliğe, anlamazlığa vurarak muhâtabı savuştururmuş. Gerçekten de günümüzün en büyük vazîfesi ve sorunların çâresi ittihâd-ı İslâm veya başka bir tabirle vahdet-i İslâmiyye’dir. Ama nasıl bir siyâsî …

Daha fazlası »