Anasayfa / Kategoriler / Düşünce

Düşünce

Rahmete Vesîle Olmak Ya Da Sığınmacıya Destek

İçinde bulunduğumuz Ramazan, Müslümanlar nezdinde rahmet, mağfiret, bereket ayı telakkî edilir. İslâm, temelde vermeye müteallik bir dînin adı… Verme canından, malından, bilgiden olabilir. Ama vermek için her defasında en iyisini seçmek gerekiyor… Resûlullâh’ın (sav) sünneti insanları vermeye özendirici örneklerle dolu. İşte onlardan biri: Enes radıyallâhu anh anlatıyor: Medîne’de Ensar arasında en fazla hurmalığı bulunan Ebu Talha idi. En sevdiği malı …

Daha fazlası »

“Hakk Bir Gönül Verdi Bana Ha Demeden Hayrân Olur”

Gönül. Yüce Yaradan’ın «Yeryüzüne ve gökyüzüne sığmadım; fakat mü’min kulumun kalbine sığdım.» hadîs-i kudsîsinde ikâmetini âyân kıldığı güzîde makâm. Kur’ânî bir ifâde ya’ni kalb. Mevlâ’nın nazar ettiği hududsuz belde. Kâ’be-i Halîl. Kâh çocuk kâh meczûb. Hem bilge hem toy. İncinmeye meyyâl. Türlü vasıf ve hâle gebe. Kendimi tanımaya ve anlamaya başladığım zamanlardan beri zihnimi sarar tefekkür mahzûniyetle. Her hâlimizin, söz …

Daha fazlası »

İç Boyutlu Gözlükle İnsan-ı Kâmili Beyaz Perdede Tasvir ve Temâşâ Eylemek!

Ne vakit büyük bir Türk düşünürü yâhud mutasavvıfı hakkında bir film izlesem yâhud tiyatroya gitsem, büyük bir teessür ve sukût-u hayâlle geri dönüyorum. Sermâyelerini çağın ideoloji veya siyâsî gücünden alan baskınlık gayreti yâhud kendi inanç ve felsefelerinden alan yapma-yapıştırma cehâleti! Acaba şu gün küre-i arzda, “hümanizma” denilen çamurun üzerine boca edilmediği kaç sûfî, kaç düşünür, kaç Hakk âşığı var? Geçir …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’nin Şiir Estetiği

Yûnus Emre için şiir, asıl gâye olmamakla berâber şunu gâyet iyi biliyoruz ki o, dilimizin en büyük şâirlerinin başında gelir. O yüzden, eğer şiirden söz edeceksek, Türkçe’nin en güzel şiir verimlerini ondan okuyacağız demektir. Fakat bu samîmî dervişin bu mânâda bize sağlayacağı imkân sâdece şiirleri değildir. O, aynı zamanda bize şiir dersleri de veren bir hocadır. Şiirin aslının söz olduğu …

Daha fazlası »

Yunus’un (ks) Gözüyle

Yûnus Emre’den bahsetmek için Yûnus’ça konuşmak lâzım. Deli gönül ve çağlayan su olmak gerek. “Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın? Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın?” Yûnus Emre, İslâm’ın bütün esaslarını takvâ boyutunda yaşamanın adıdır. Elli dört farzın en önemli maddelerinden biri olan cihâdın en güzel târifidir. “Küçük cihaddan büyük cihâda döndük” buyuran Aleyhissalât-ü Vesselâm Efendimiz’in kastettiği …

Daha fazlası »

Mî’mârî ve Mûsikî

“Birdenbire bul aşkı Bu tuhfe bulanındır.” Şeyh Gâlib Dede Biri mekânın, diğeri zamânın rûhu. Schelling “Taşlarda Akan” mûsikiyi ilk ne zaman keşfetti bilinmez; fakat Yahyâ Kemâl’in mî’marînin rûhunu Itrî ve Nevâ-kâr’da bulduğu muhakkak. Âh! Bulmak ve olmak. Yâ’ni olmak! Bulmak ve olmak için bulmayı yâ’ni olmayı istemek gerek. Çünkü zamânı yaratan istektir. Bugün toprak altında kalan sadece antik şehirler değildir. …

Daha fazlası »

Karanlık Dehlizlerde Kaybolan İnsanlığın Pusulası ve Özgürlüğüdür İlim

İnsanoğlunu diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği öğrenmek, okumak ve aklını kullanabilmektir. Akıl sâhibi olmak ne büyük bir nimettir ki bizler hayat tercihlerimizi o büyük nimet sâyesinde yapar, doğruyu ve yanlışı onunla bulabiliriz. Dünyâya geldiğimiz andan itibâren Rabbimizin bize verdiği akıl nimeti ile öğrenmeye başlarız. Okumak ve ilim sâhibi olmak derken, tüm ilimlerin kaynağı olan Yüce Yaratıcı’nın kelâmı Kur’ân’dan bahsediyoruz. …

Daha fazlası »

Bir Ezel Nasiplisi; “Muhammed Amca”

Muhammed İslâmoğlu; nâm-ı diğer “Muhammed Amca”. 1948 yılında, şimdi Cumhurbaşkanlığı Köşkü olarak da bildiğimiz Huber Köşkü’nde dünyâya geliyor. Asıl adı Uğur Şarman. Babası dolar milyoneri bir fabrikatör. Çocukluğu Sâgıp Sabancılarla komşuluk ettikleri bu muhitte geçiyor. İyi bir eğitim alıyor. Liseyi TED Koleji’nde, üniversiteyi ise Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde okuyan Muhammed Amcamız iyi derecede Arapça, İngilizce ve Almanca biliyor. Çocukluğu ve ilk …

Daha fazlası »

Birbirinin Dilinden Anlamayan Dört Kişinin Kavgası

Adamın biri dört kişiye bir miktar para verdi: “Bunu alın bir şeyler satın alıp karnınızı doyurun”, dedi. Adamlar parayı aldılar. İçlerinden biri Acem (İranlı) idi: “Ben bununla ‘engur’ alacağım” dedi. Diğeri Arap’tı. “Hayır, dedi. Ben “ınep” isterim, bu parayla bunu alacağım.” Üçüncüsü Türk idi: “Ben onlardan hiçbirini istemem, ben ‘üzüm’ isterim” dedi. Dördüncü kişi Rum’du: “Bırakın bu saçmalıkları! diye bağırdı. …

Daha fazlası »

Allah Güzeldir, Güzeli Sever

Mukaddime “Allah âdın zikredelim evvelâ Vâcib oldur cümle işte her kula” Hepimiz, hayatın bir ucundan tutmak gayreti içerisinde yaşamaya devam ediyoruz. Hayatın ucundan tutmak… Hacerü-l Esved misâli yani. Umûmuna göz attığımız zaman ki elbette dünya cennet değildir, her şeyin bir imtihan olmasından nâşî hayat da çoğu zaman kara. Fakat verilmiş bir ni’met olmakla kıymetli, mahiyeti hasebiyle ehemmiyetli. Çünkü ötelerin mahsulü, …

Daha fazlası »