Anasayfa / Kategoriler / Düşünce

Düşünce

Aşksızların Dili Yoktur!

Aşksızların Dili Yoktur! Saliha Malhun Arz yuvarlağı üzerinde en çok konuşulan dil hangisidir diye sorsak, şüphesiz ‘Türkçe’dir cevâbını almakta gecikmeyiz. Kaderini gönlümüzde ören Selânik Türküleri ve Balkanlar… Başını Kafkasya’dan kaldırarak Ankâ gibi kanatlarını Cezâyir, Fas ve Tunus’a kadar açan bu dil, coğrafyalara Yesevî Dergâhı Erenleri’nin kandilleriyle yol alıp otağ kurmamış mıydı? Maalesef bizler geldiğimiz yerleri unutmuş gibiyiz. Buna rağmen binlerce …

Daha fazlası »

Fedâ Olmak Ya Da Yok Olmak

Fedâ Olmak Ya Da Yok Olmak Hacı Sarı Fedâ olmak… Serden geçmek, bir yüce değer uğruna fedâyı cân eylemek. İsmâîl (as) misâli emre itâat etmek ve bıçağın altına tereddüt etmeden yatmak. İbrâhîm (as) misâli en değerli varlığını ilâhî emre teslîm olmak adına kurbân etmek. Anadolu insanı “Kurbân olduğum” deyişini aynı mânâ ile terennüm eder. Aynı mânâ ile hedefe seyrü sefer …

Daha fazlası »

Bir Yûnus Emre Üniversitemiz Neden Yok?

Bir Yûnus Emre Üniversitemiz Neden Yok? Mustafa Özçelik Tanzimat’la taşları yerinden oynayan ve böylece kimliği, birliği, dirliği konusunda sancılar yaşayan Türkiye’nin bu problemi bugün için de devâm ediyor. Böyle bir süreçte hemen hepimiz millet olarak biz kimiz, kim olmalıyız, varlığımızı nasıl sürdürebiliriz sorularına sürekli olarak cevap aramaktayız. Fakat iki asırdır etkisi altında kaldığımız pozitivist anlayış bu konuda da bizi yanlış …

Daha fazlası »

Anlamak Secdedir!

Anlamak Secdedir! Saliha Malhun Muhammedî nûra kancalanamamış hangi insana Müslüman ve hangi secdeye namaz diyebiliriz? Buradaki “nur”dan kastımız elbette ki kalp makâmına yâni secdeye varmış aklın, “her ân bir şe’nde olanla” seyri. Bu şuur akışı kâinatla ve bütün varlıkla kesintisiz sonsuz bir vahdet tezyînidir. Bu tezyîne kavuşmamış Türk toplumunun millet olarak bekâ bulabilmesi mümkün müdür? Yâhud bu akıl ile bütünleşmiş …

Daha fazlası »

Mütemâdiyen Devletinden Alan ve İsteyen Değil, Veren Bir Gençlik Rûhu İnşâsına İhtiyâcımız Var…

Mütemâdiyen Devletinden Alan ve İsteyen Değil, Veren Bir Gençlik Rûhu İnşâsına İhtiyâcımız Var… Saliha Malhun “El-âlem çalışırken, fethetmeye Merihi; Sen cebinde kaybettin, güneş dolu târihi!” Bir ortak gelecek inşâsı zarûretimiz var! Bu bir vâkıa.. Ancak nasıl? İnsanların sahaflar, kütüphaneler, yazmalar, arşivler, eski kitaplar ve kitap kokuları ile olan ünsiyeti modern zamanların teknoloji nezlesine tutulunca; fikir, günlük ve anlık hapşırıklar gibi …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’nin Sarı Çiçeği

Yûnus Emre’nin Sarı Çiçeği Mustafa Özçelik Her çiçek bin naz ile Hakk’ı öğer niyâz ile Her murg hoş âvâz ile ol pâdişâh’ı zikreder Yûnus Emre Yûnus Emre’nin dağdan düzgün odun getirme menkîbesindeki asıl anlam, onun bu inzivâ mekânında kendi içine yolculuklar yapması ve nefsini terbiye etme konusundaki içsel arınma meselesidir. Yûnus Emre’nin işte bu arınma ile gönül aynası pak olmuş …

Daha fazlası »

Düşmana Benzemek!..

Düşmana Benzemek!.. Saliha Malhun Ne garip değil mi? İnsan indirildiği bu yeryüzünde mütemâdiyen içten dışa çevresini, tabiatı ve insanları gözlemlerken sâdece bununla yetinmemesi gerektiğini hissedip eşyânın ardındaki sırra da dikmiş gözünü. Ve yine garip… Dışında aradığı bütün sualleri de yine kendinde kendi kodlarının ortaya çıkışı ile bulmuş. İnsan düşündükçe, aklettikçe sırra yaklaşan ve yaklaştığı nisbette Hakkın kendinde açığı çıktığı bir …

Daha fazlası »

İlim ve Gönül

İlim ve Gönül Mustafa Özçelik 1. İlim, kutlu bir uğraştır. Yüce kitâbımızdaki “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” âyeti ilmin bu değerini/önemini anlamamız açısından önümüze çok zengin bir anlam dünyâsı çıkarır. Fakat mesele ilimden ne anladığımızdır. Zîrâ ona bakışımızı, onu edinme biçimimizi ve ondan ne beklediğimizi bu temel soru belirleyecektir. Bu konuda târih boyunca tek bir anlayış gösterilemez. Meselâ; resmî …

Daha fazlası »

Eski Çarşılarda Aşk

Eski Çarşılarda Aşk Saliha Malhun “Kapalıçarşı, kapalı kutu” demiş şâir… Hangi şâir söylemişti şimdi bunu hatırlayamadım ama şehrin kalbi belki de bu kapalı kutunun içinde bir yerlere gömülü. Mahkûmu olduğum bir zaman dilimi içinde, şimdiki dünyâya bakan gözlerim eşyânın ardındaki sırrı didikleyerek acı çekmemi kim istiyor ki benden? Üstâdım Tanpınar gibi zamanın durduğu ve biriktiği mekânların ürpertici loşluklarında aradığım ne? …

Daha fazlası »

Minâre

Minâre Saliha Malhun Simyâ ilmi Sühreverdi Maktûl ile birlikte terk etti belki de yeryüzünü. Çünkü öyle olmasa bizler şu parmağını göğe uzatmış gibi duran eşyâya bir anlam verebilirdik. Kadim dünyânın bütün sâlikleri yaşadığı her çağda eşyâya isim verirken onlara bir ses yarığının ortasından bakmışlar evvelâ. Köke bakmışlar, kökene bakmışlar. İnsanın kökeninde var bu haslet. Küçük çocukların oyuncaklarını en küçük parçalarına …

Daha fazlası »