Anasayfa / Kategoriler / Araştırma

Araştırma

Yûnus Emre’de Yol, Yolcu ve Yolculuk

Yûnus Emre’de Yol, Yolcu ve Yolculuk Mustafa Özçelik “Bu dünyâya gelen kişi âhir yere gitse gerek” Yûnus Emre Yol, yolcu ve yolculuk kavramları bir arada düşünüldüğünde ortaya hepimizin şu veya bu şekilde kahramânı olduğumuz bir hikâye çıkar. Fakat bu hikâyeyi sâdece maddî mânâda düşünemeyiz. Yolculuğun bir de mânevî olanı vardır ki yol, yolcu ve yolculuk denilince asıl bunları anlamak gerekir. …

Daha fazlası »

Ukbâdan Dünyâya Haber!

  Dîni, dolayısıyla âhiret odaklı bir yaşam tarzını toplumsal hayattan ötelemeye çalıştığınızda, yok saydığınızda berâberinde yüzlerce yıllık binlerce geleneği, göreneği de saf dışı bırakmış oluyorsunuz. Tanzimatla belirginleşen, cumhuriyetle devâm eden günümüzde ise had safhaya ulaşan sözde modernleşme-körü körüne batı taklitçiliği birçok geleneğimizi, göreneğimizi hayâtımızdan birer birer çıkardı. Kapitalist yaşam tarzı-normları bizleri sürekli dönüştürüyor. Artık bizler de materyalist bakış açısıyla yorumluyoruz …

Daha fazlası »

Elmalılı Vȃhib-i Ümmȋ’nin Dȋvȃn’ında Müslümanın Dünyâ İle İmtihanı

Dünyâ imtihan yurdudur. Dünyâ nimetlerinin her biri insanoğlunun kullanımına sunulmuştur. Yeryüzünün halîfesi olarak görevlendirilen insanoğlu dünyâ nimetlerini yerli yerinde kullanmak üzere bu dünyâda imtihâna tâbi tutulmuştur. Bu çerçevede Müslüman dünyâ nimetlerinin kendisine emânet edildiğini bilir. Müslüman dünyâya yaklaşımı sömürmek için değil îmar maksadıyla olur. Dünyânın süsü ve saltanatı Müslümanı ne dâvâsından ne de varoluş gerçeğinden alıkoyar. İnsan bu dünyâda ya …

Daha fazlası »

Çil Çil Kubbeler

İslâm mîmârîsinde, şehirler câmi merkezli kurulur. Şehirlerde bütün yollar câmiye çıkar. Câmi merkezdir. Şehrin merkezidir, hayâtın merkezidir. Şehir câmiye göre kurulur ve gelişir. Adresler câmiye göre belirlenir ve câmiyle târif edilir. Şehirlerde câmiler, evlerden ve diğer binâlardan çok daha sağlam yapılır. Zîrâ ecdâdımızın kendi yaşadıkları evleri, konakları hattâ sarayları yıkılıp gitmiştir; ama asırlar öncesi yaptıkları câmileri dimdik ayaktadır. Çünkü câmilerin …

Daha fazlası »

Bosnalı Bir Sûfî: Hasan Kaimî

Hasan Kaimî Efendi’nin hangi yıl doğduğu kesin olarak bilinmemekle berâber 1625-35 yılları arasında Saraybosna’da doğduğu tahmin edilmektedir. 17. Yüzyılın güçlü tasavvuf şâirlerindendi. Asıl adı Hasan’dır. Kâimî (ayakta duran anlamında) mahlasını ise kırk gün ayakta durarak çıkardığı halvetten aldığı veya Sırpça ‘Ka’i mi’ (bizim gibi) anlamına gelen kelimeden aldığı rivâyet edilir. Sarajevo (Saraybosna)’da ilköğrenimini tamamlayınca Sofya’ya medrese eğitimine gitmiştir. Orada tasavvufa …

Daha fazlası »

Sünnet’in Aydınlığına Muhtâcız

“Size iki şey bıraktım. Bu iki şeye sımsıkı sarıldığınız müddetçe aslâ sapıklığa düşmezsiniz. Bu iki şey: – Allâh’ın Kitâbı (Kur’ân-ı Kerîm) – Pergamberi’nin Sünneti’dir.1 Sünnet İslâm Hukûku’nun İkinci Temel Kaynağıdır Allâh’ın Kitâbı Kur’ân’ın; Sevgili Peygamberimiz (sav) tarafından yapılan canlı, dinamik, eşsiz yorumu anlamındaki “Sünnet”, İslâm Hukûku’nun ikinci temel kaynağıdır. Sünnet, Peygamberimiz’in (sav) mübârek sözleri, örnek davranışları ve üstün ahlâkıyla muazzez …

Daha fazlası »

Tere – Sağlığınız İçin Çok Yönlü Bitki

Bahçe teresi çoğu zaman salata tabaklarını süslemek için kullandığımız baharatlı bir yeşilliktir. Çoğu insan onun şifâlı bir bitki olduğunu düşünmez. Fakat terenin hem kendisi hem de tohumları çok çeşitli hastalıkların tedâvisinde kullanılabilir. Bunlar arasında şeker hastalığı, böbrek taşları, mide-bağırsak rahatsızlıkları, akciğer problemleri, menstruasyon/âdet sıkıntıları veya kanseri sayabiliriz. Ve en iyisi: Tere fevkalâde kıymetlidir fakat masrafsızca kendisi yetişir. Besleyici Madde Zengini …

Daha fazlası »

Bal (2)

Mide-Bağırsak İltihâbında BAL Halk arasında mide-bağırsak gribi olarak da adlandırılan Mide-Bağırsak İltihâbı, geçmeyen ishâl ve mide bulantısı ile seyreden bir rahatsızlıktır. Bu hastalığın en sık görülen sebebi virüsler ve bakterilerdir. Mısırlı bir araştırmacı grup balın mide-bağırsak enfeksiyonlarındaki tesirini test etti. Çalışmada 100 hasta çocuk yer aldı, bunlar 50’şer kişilik 2 gruba ayırıldı. Kronik ishâl ve mide bulantısı esnâsındaki yüksek miktarda …

Daha fazlası »

Allah Teâlâ’nın Sâliki Aşkıyla Kendisine Çekmesi ve Sâlikin Yüce Makâmın Tesir Alanına Girmesi: Sûfîlerin Cezbe ve Meczûba Dâir Tespitleri

‘Cezbe-i hüsn-i mahabbetdür kim eyler muttasıl Dost cüst ü cûy-ı aşk u aşk cüst ü cûy-ı dost’1 Halk arasında yaygın olarak ‘kişinin aklının başından gitmesi’ şeklinde anlaşılan cezbe, sözlükte; ‘çekme, celbetme ve çekiş’2 anlamlarına gelen bir kavramdır. Terim olarak ‘ilâhî inâyetin gereği olarak Cenâb-ı Hakk’ın kendisine giden yolda ihtiyaç duyulan her şeyi kuluna bahşedip çabası ve çalışması olmaksızın onu kendisine …

Daha fazlası »

Kutlu Nesil

Gelin biraz zaman içerisinde yolculuk yapalım. Hz. Hüseyin Efendimiz (ra) dönemine gidelim meselâ. Kerbelâ’dayız. Hz. Hüseyin Efendimiz dedi ki: “Yâ Rabbi! Onlara gökten yağmur indirme!.. Yeryüzü bereketlerinden onları mahrûm eyle!… Mukaddes isimlerine kurbân olduğum Yüce Allâh’ım! Onları geri bırakır yaşatırsan, onları nimetlerinden mahrûm eyle, onlar için türlü türlü yollar yap, birliklerini yık, onları mutluluktan mahrûm eyle! Hz. Hüseyin Efendimiz’in yakarışından …

Daha fazlası »