Anasayfa / Kategoriler

Kategoriler

Yûnus Emre’nin Eğitimci Şahsiyeti

Bugünkü eğitim anlayışının çok problemli olduğu hemen herkesin kabûl ettiği bir gerçektir. Zîrâ okullarda “eğitim”den çok “öğretim” ön plana geçmiş ve öğrenciler sâdece kendilerine bilgi yüklenen kişilere dönüşmüşlerdir. Durum böyle olunca da okullar fizikten matematiğe, tarihten coğrafyaya pek çok alanda bilgiler öğreten kurumlara dönüşmüşlerdir. Oysa söz konusu olan insandır. İnsanın bilgi ihtiyâcı ise sâdece bu derslerde öğretilen bilgilerden ibâret değildir. İnsanın bir de kişilik yapısı vardır. Bu yapının müsbet değerlerle donatılması gerekmektedir. Bu da okuldaki uygulamanın sâdece “öğretim” boyutlu değil “eğitim” boyutlu …

Daha fazlası »

İngilizler’e Türkçe’yi Öğretmek

“Bir ay sonra İngiltere’ye gideceğim.” diyerek başladı konuşmasına danışanım, tanışma faslından hemen sonra. “Hayırdır inşallah?..” temennî sözcüklerimin ardından; “Şartlar öyle îcâb ediyor. Hem de on sene kadar İngiltere’de ikamet etmek zorundayım. Nasıl yapacağımı da bilemiyorum doğrusu.” Bu zorunlu ikametin bir sebebi olmalıdır, dememe fırsat vermeden hızlı ve heyecanlı bir şekilde devâm etti cümlelerine içimi okurcasına. – Sebebi çok önemli değil işin …

Daha fazlası »

Eğitim Sistemimizde Değerler Eğitiminin Önemi

Giriş  Son yıllarda sıkça duyduğumuz okullarda şiddet, erken yaşta uyuşturucu bağımlılığı, gençlerde suç oranının artması vb. olaylara dâir haberler insanlara şu soruları sordurmaktadır:   Ne olacak bu gençliğin hâli?  Ne olacak bu eğitimin hâli?  Bir hatâ mı yapıyoruz?   Âile kurumu çözülüyor mu?…vb.   Benzer şekilde, zaman zaman şöyle cümleler kullandığımız olur: “Çocuklara sorumluluk bilinci vermeliyiz, çevremizi koruyalım, yaşlılara yardım etmek gerekir, dürüstlük önemlidir, herşeyin başı sevgidir, başkasının hakkını almamalı…”. Bu vb. sözleri söylerken bâzılarımız değerler …

Daha fazlası »

DİDAR

Kısa adı DİDAR olan Dînî İlimler ve Değerler Araştırma Merkezi, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında resmen faaliyetlerine başladı. Önceki yıllarda alt yapısı oluşturulan ve Safa Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren DİDAR, bu sene itibâriyle ve geçmiş yılların da tecrübesiyle, büyük bir heyecanla kendi kurumsal kimliği altında çalışmalarına hız verdi.   DİDAR, İslâmî ilimlerin yeniden ihyâsını, millî ve mânevî değerleri önceleyen bir anlayışla yola çıkmaktadır. DİDAR, imam-hatip liselerine ve ilâhiyat fakültelerimize aslâ bir alternatif değil, bilakis yardımcı rolündedir. DİDAR, târih boyunca kudretli âlimleri yetiştiren kitapları …

Daha fazlası »

Eğitimde Kalite

Hilâfet, medrese ve dergâh üçlüsünden oluşan Osmanlı, dünyâ târihinin en uzun süreli imparatorluklarından biri olmuştur. Şanlı ecdâdımızı güçlü kılan esaslar da şunlardı: Ulû’l-emre itâat. İnanç. Adâlet. Ulemâ sınıfı; fakih, İslâm hukukçuları, İslâm hukûkunu tatbik eden hâkimler, kadılar, eğitimi üstlenen müderrisler, ibâdet işlerine bakan müftülerden ibârettir. İlk Osmanlı medresesi 1330’da İznik’te kuruldu ve tüm Osmanlı ülkesine yayıldı. Buralarda şu ilimlerde dersler verilmiştir: Naklî …

Daha fazlası »

İmam Hatip Liseleri ve Eğitim Kalitesi

*Dünyâda örneği görülmeyen bir yapıyı düşünelim önce: Bir millet, dişinden tırnağından arttırdığı harçlıklar ve yaptığı infakla okullar inşâ ediyor. Sonra devletine başvurup, ‘bana bir müdür bir de mühür gönder’ diyor. “Binâ da senin, çocuğum da… Yeter ki inançlarıma ters, değerlerime karşıt bir eğitim verme!” Târihinde inişler çıkışlar olmuş, seveni kadar olmasa da şedid düşmanları olmuş, hep bir tartışmanın odağında bulunmuştur. …

Daha fazlası »

“Bir kimse sırf Allah rızâsı için bir yetimin başını okşarsa, elinin dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap vardır.”

  Kıymetli Okurlarımız, Tdk yetim kelimesine “Babası ölmüş olan (çocuk), babasız” anlamını veriyor. Yetim kelimesi, Arapçadaki yütm kökünden gelir. Yütm, çocuğun ergenlikten önce babasını kaybetmesi demektir. Bu durum bütün insanlık için imtihan sebebidir. Dinimiz yetimlerin haklarını Kur’ân-ı Azimüşşan’da korumuş, Peygamber Efendimiz (sav) onları nasıl sahiplenmemiz gerektiğini bizlere göstermiştir. Bilinmelidir ki: “Yeryüzünde bir yetim ağladığı zaman bütün arş-ı ala titrer. Bir …

Daha fazlası »

Hz. Nefise (r.anhâ)

Mü’minlerin annesi Hz. Hatîce’nin yakın arkadaşı… Hz. Nefise’nin (bir rivâyete göre Nüfeyse) (r.anhâ) hayâtı hakkında fazla bir mâlûmâtımız yok. Sâdece Meşâhîru’n-Nisâ’da, ashabtan Ya’lâ b. Ümeyye’nin kardeşi olduğu, Mekke’nin fethi günü İslâm’a girdiği ve Peygamberimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) ikram ve ihtirâmına mazhar olduğu kayıtlıdır. O’nunla ilgili geriye kalan en önemli bilgi ise, mü’minlerin annesi Hz. Hatîce’nin (r.anhâ) arkadaşı olduğu ve …

Daha fazlası »

Bismillah’tır Her Hayrın Başı

Gün yeniden başlama, yeniden toparlanma günü, aralanan kapıyı sonuna kadar açma günü. Anneler yeniden besmele ile başlamalı hayâta, yeniden Yâsin sütü ile çocuklar büyütmeli. Babalar yeniden, çok kazanmanın(!) değil helâl rızkın peşinden gitmeli. Aralanan kapıyı sonuna kadar açacak, fetihler yapacak Hamza yürekliler, Fatihler yetişmeli. Evet, ahlâkî değerlerimizin hiçe sayıldığı, şefkatin ve merhametin kaybolmaya yüz tuttuğu, fitne kazanının kaynadığı bu günlerde, …

Daha fazlası »

Anne Babalık Neden Zorlaşıyor

Katıldığım bir televizyon programında, soru sormak üzere telefonla bağlanan bir anne şunları demişti, içi sızlanarak: “Anne babalık bu kadar mı zormuş. On on beş yaşlarına kadar bir şekilde uyumlu gittiğimiz çocuklarımız bir anda ne oluyor da bu kadar aksi, asi ve tepkisel olabiliyorlar. Her dediğimize evet diyen çocuk, bir yaştan sonra, adeta intikam alırcasına her dediğimize hayır demeye çalışıyor, marifetmiş …

Daha fazlası »