Anasayfa / Genel Arşiv (Sayfa 3)

Genel Arşiv

Kulluk Pazarında Zarar Etmemek

Kulluk Pazarında Zarar Etmemek Prof. Dr. Ali Çelik Ebû Mâlik Haris bin Âsım el -Eş’arî (ra)’den rivayet edildiğine göre, Rasûlüllah (sav) şöyle buyurmuştur: “Her insan (her gün) sabah kalkıp (pazara çıkar), nefsini satışa arz eder. Kimi onu âzâd eder (kurtarır) kimi de helak eder.” Hadisin Anlattıkları: Şüphesiz her Müslümanın en büyük arzusu dünya ve âhiretin mutluluk ve saadetine ulaşmaktır. Bunun …

Daha fazlası »

Liyâkatlilerin Çekimserliği, Ehliyetsizleri İş Başına Getirir

Liyâkatlilerin Çekimserliği, Ehliyetsizleri İş Başına Getirir Prof. Dr. Ali Akpınar Hicretten 8 yıl sonra Mekke fethedilmişti. Peygamberimiz (sav) yıllar önce bir gece yarısı terk etmek zorunda kaldığı Mekke’ye on bin kişilik büyük bir ordunun başında giriyordu. O, Kâbe’nin yanına vardığında Ka’be’nin anahtarlarını istedi. Anahtarlar Osman b. Talha’da idi ve o henüz Müslüman olmamıştı. Osman önce anahtarları vermek istemedi. Anahtarlar ondan …

Daha fazlası »

Yûnus Emre’de Sosyal Tenkit

Yûnus Emre’de Sosyal Tenkit Mustafa Özçelik “Gitti beyler mürüvveti binmişler birer atı Yedikleri yoksul eti içtikleri kan olısar” YÛNUS EMRE Yûnus Emre denildiğinde akla ilk gelecek olan kavram elbette “sevgi”dir. Bunu “muhabbet”, “aşk”, “sevi” kavramlarıyla da ifâde edebiliriz. Bu tesbit, şüphesiz doğrudur. Onun şâir-derviş olarak dünyâda bulunuş amacını açıklayan “Ben gelmedim dâvi için benim işim sevi için” ya da “Sevelim …

Daha fazlası »

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (44. Mektup)

Mektûbât-ı Es’ad-ı Erbilî (ks) (44. Mektup) Güncelleme: Fatih Çınar Sizin gibi fazıl bir kimseye daha doğrusu kâmil bir kimseye kavuşma şerbetiyle gözleri yaşlı, cemalinin nurlarıyla şad olup aydınlanan fakiriniz, ayrılık pençesine düşeli ve hicran pazısına terkedileli Mevlânâ Hazretlerinin; ‘Dinle neyden nasıl hikayet etmede, Ayrılık derdinden şikâyet etmede. Ki kamışlıktan beni koparıp getirdiler, Kadın ve erkek benim nefesimden inlemededirler’ beyitleri dervişane …

Daha fazlası »

Îmân Kardeşliği Yasası

Îmân Kardeşliği Yasası Mehmed Şevket Eygi  Mü’minlerin kardeşliği Kur’ân, sünnet ve icmâ ile sâbittir. Bu kardeşliği inkâr edenler kâfir olur. Mü’minlerin kardeşliğini inkâr etmeyen, fakat bu kardeşliği uygulamayan, zedeleyen, yıkan, darbeleyen, Ümmet içinde fitne, fesat, nifak, şikak ve tefrika çıkartan kimseler ve zümreler büyük günah işlemiş ve isyân etmiş olur. Îmân kardeşliği, talâkı olmayan bir nikâha benzer. Hadîs-i şerîfte ‘siz …

Daha fazlası »

Helâl ve Haramda Sünnet ve Tavsiyeler

Helâl ve Haramda Sünnet ve Tavsiyeler Mehmet Nezir Gül İlâhî Yasaklar Allah Resûlü (sav), bir mü’minin günahlara karşı çok hassas olduğunu, fâcirin ise umursamaz bir tavır takındığını belirtmiştir. “Mü’min, sanki üzerine her an düşme tehlikesi olan bir dağın dibinde durmaktadır. Dağ düşer mi diye korkar durur. Fâcir ise günâhı, burnunun üzerinden geçen bir sinek gibi görür.” (Buhari, Müslim, Tirmizi, K.S.-949) …

Daha fazlası »

Kullukta Liyâkat

Kullukta Liyâkat Mahmut Eyüpoğlu Rabbimiz insanı yaratıp dünyâya göndermeden önce kâinâtı yarattı. Ve kâinâtın işleyişini, mevcûdâtın birbiriyle irtibâtını bir sisteme bağladı. Kâinâtın çarkı bu sistemle dönmektedir. Kur’ân bu sistemin kusursuzluğuna bizim dikkatimizi çekmektedir. Bu sistemin çöküşünü “Kıyâmet” olarak nitelemektedir. Yâni Rabbimizin kâinâta yerleştirdiği bu nizâmın, işleyişin çökmesi, yıkılması kıyâmetin kopmasıdır. Bu kıyâmetin kopması demek herkes ve herşeyin enkaz altında kalması, …

Daha fazlası »

Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ali’nin Kadirşinaslığı

Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ali’nin Kadirşinaslığı Mahmud Sâmî Ramazanoğlu (ks) Ebû Hureyre -radıyallâhu anh- rivâyet etmiştir: Bir gün Hz. Ebû Bekir Sıddîk ile Hz. Ali bin Ebî Tâlib, Rasûlullâh’ın hücre-i saâdetlerinin kapısı önüne geldiklerinde Hz. Ali, Hz. Ebû Bekir’e: – Öne geç! Kapıyı ilk çalan sen ol, diyerek ikramda bulunur. Bunun üzerine Hz. Ebû Bekir: – Yâ Ali! Sen …

Daha fazlası »

Sâlih İnsan Olmanın Şartları

Sâlih İnsan Olmanın Şartları Kalemdar (Ks) Kıymetli kardeşlerim! Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’inde buyuruyor: ‘Ey îmanla şerefyâb olan kullarım, îman rütbesini omzuna takan kullarım! Allah’tan korkun ve sâdıklarla berâber olun.’1 Allah’tan korkmanın ölçüsü, beyne’l-havfı ve’r-recâ, yâni, korku ile ümit arasında olmaktır. Bir tek kişi cehenneme girecek dense, acabâ o ben miyim diye düşüneceğiz. Çünkü günahlarımız çok. Bir tek kişi cennete girecek dense, …

Daha fazlası »

Sâhip Olmak Mı Lâyık Olmak Mı?

Sâhip Olmak Mı Lâyık Olmak Mı? İdris Kocabaş “Allah size, emânetleri mutlakâ ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adâletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.”1 Âyet-i Kerîme’den de anlaşılacağı üzere Allah Teâlâ (cc) emânetlerin ehline yâni liyâkat sâhibi kimselere verilmesi husûsunun altını çizmektedir. Emânet/iş, liyâkat ehli kişilerde ihyâ …

Daha fazlası »