Anasayfa / Genel

Genel

Editör’den

“İslâm’ın hâkimiyeti, nefis terbiyesinden geçer.” Alemdar Saygıdeğer Okurlarımız, İslâm, insanlık için vazgeçilmez değerler olan inanç, ibâdet, muamelat ve ahlâk gibi temel prensipleri sosyal hayatın gereği olarak kabul eden ekmel ve evrensel bir dindir. Nitekim Cenâb-ı Hak da kullarına en uygun din olarak İslâm’ı seçtiğini beyan etmiştir: “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı …

Daha fazlası »

Dünyada İslam

Allah Teâlâ bize örnek olarak Nebîler, sıddîklar, şehid ve sâlihleri gösterir. Nebîlerden sonra onlara vekil olan ulemâ ve urefâdan H. Hasan Efendi hem derviş hem de mürşiddi. Üstâzını ziyârette, verilen saatten iki dakika sonra gelişi, kendinden geçmeye baygınlık geçirmesine vesîle olur. Netîcede, saatlerinin ayarından kaynaklandığı anlaşılınca gecikmenin, rahatlar. Üstâz-ı Âlîleri, “Hasan Efendi buyursun” der. “Oğlum! Efendimin emrine muhalafet etmedim, bizi …

Daha fazlası »

KEKİK – Soğuk Algınlığı Vakalarında Profesyonel

  Reyhan, biberiye ve oregano/keklikotu’nun yanısıra Kekik, Akdeniz baharatları arasında bir klasiktir. Baharatlı, tatlı-acı aroması her yemeğe sıcak ve âhenkli bir lezzet katar. Kekik şifâlı özellikleriyle de tanınır: Antibakteriyel, antibiyotik ve mukolitik etkileri dolayısıyla öksürük, nezle ve ses kısıklığı hâllerinde kullanılır. Antibiyotik ilaçlar yerine kullanılabilecek sağlıklı bir alternatiftir. Üstelik ilaçlardaki gibi yan tesirleri de yoktur. Kekikte ikincil bitki maddesi flavonoidler …

Daha fazlası »

Sâlikin Varlık Âleminin Vuslat Ritmine Eşlik Vermesi: Tasavvufta Semâ, Hatm-i Hâcegân, Darb-ı Esmâ ve Dev(e)ran Uygulamaları

‘Kâmil için her ses göksel mûsikîye dönüşür; gerçek sûfî her sesin ona, sevdiğinden müjde getirdiğini duyar, her sözcük onun için Allâh’ın bir vahyidir.’1 Sûfî düşüncede vecd tecrübesinin kişide meydana getirdiği coşkun hâl ile yakînî bilgiye ulaşılabileceği hakîkati sıklıkla vurgulanmıştır. Bu sistemde vecd hâli, vuslata ermenin/insan-ı kâmil olabilmenin bir şartı olarak görülmüştür. İrfânî gelenekte zamanla vuslat yolcusunun mâruz kaldığı fenâ hâlinin/makâmının …

Daha fazlası »

Boş Verme, Baş Ver

Evliliklerin ilk ve en önemli adımıdır nikâh. Salonda sizi seven onlarca insanın bakışları eşliğinde hayâtınızı bir başkası ile birleştirme adımıdır. Bu süreç tarafların kendi istek ve irâdesi ile gerçekleşir. Salonda sevinç, neşe ve mutluluk hâkimdir. Ancak öyle bir süreç vardır ki, istemeye istemeye bir salona girersiniz, istemeye istemeye “evet” dersiniz, hüzün dolu gözyaşları ile de çıkarsınız salondan. Bu salonun adı, …

Daha fazlası »

Gönül Burcunda

Aşkî bir duyguyla tabîatı seyr ediyorum yolculuk vakti. Şehirler arası kasvetli, basık bir otobüs. Tarlaların âhengi, ağaçların bahâra yeniden açmak hazırlığı, kuşların uçuşları öbekler hâlinde. Toprak ananın göğüslerinde nebâtâtın ve hayvânâtın kana kana emeceği o mineralli yeraltı kaynakları. Her biri bir ni’met. Her biri İlâh-ı Mutlâk’ın eşsiz ve hârikulâde ikrâmları. Tüm bunları düşündüğümde Yaradan (cc)’nın Tekvîn vasfını ve Hayy ism-i …

Daha fazlası »

Osmanlı Devleti’nin Kuruluş Döneminde Tekkelerin Fonksiyonu

Selçuklu idâresinin dağıldığı, merkezi otoritenin hâkimiyetini kaybettiği, yerine beyliklerin kurulduğu bir dönemde her bir beylik teşkîlatlı güçlere ihtiyaç hissetmiştir. Bozulan cemiyet nizâmı ve sancılı dönem içerisinde buhranlara mâruz kalan ve yaşadıkları sıkıntılı atmosferden sancı duyan halk bu dönemde tekkelerin huzur atmosferine sığınmış, tekkelerin desteğini yanında hissetmiştir. Dönemin tasavvuf erbâbı tekkelerine kapanmak yerine toplumun her kesimine hitâb etmiş, cemiyet hayâtındaki farklı …

Daha fazlası »

Gıybet Ateştir Yakar, Kör Kuyudur Ruhları Yutar

Farkına vararak veya varmayarak ne çok konuşur insanlar. Bâzı konuşmalar vardır insanı iyiye, doğruya, güzele götüren; bâzıları da vardır kişiyi çamur deryâsına iten. Çamura ve balçığa itilen, insanın bedeni değil rûhu ve kişiliğidir burada. İlk başta küçük küçük kırıntı misâli bulaşır bu çamur insanların rûhuna. Sonrasında âdetâ bir hastalık gibi sarar benliği, işte bu öyle bir hastalıktır ki adına gıybet …

Daha fazlası »

Kur’ân ve Sünnet’te Müslümanın Vasıfları

Yüce Rabbimiz mutlak güç ve kudretinin bir tecellîsi olarak varlık âlemini; varlık âlemi içinde de “insan”ı yaratmış, onu en üstün sıfatlarla donatarak (İsrâ, 70.) kendisine muhatap seçmiş, dağların taşların kabûl edemediği “emânet”i ona yüklemiş ve emirlerini yerine getirme, kendisini “bilme ve birleme/Tevhid inancı üzere yaşama” konusunda halîfe kılmıştır. Tâ ki bütün hal ve hareketlerinde Yüce Yaratıcısının murâkabesi, denetim ve gözetimi …

Daha fazlası »

Efendimiz’in (sav) Özel Hayâtından Sünnet ve Tavsiyeler

Yolculuk Allah Resûlü yolculuğa genellikle perşembe günü çıkardı. (Ebu Davud-3162, Buhârî, K.S.-2180) Bir müfreze veya ordu gönderdiğinde sabahleyin gönderirdi. “Allâh’ım, sabah erken saatlerinde ümmetine bereket ver.” (Ebu Davud, Tirmizî-3163) Sefere çıkan kişinin dostlarıyla selâmlaşmasını, onların hayır duâlarını almasını isterdi. (Mu’cemül Evsat-3202) Bir kimsenin yalnız başına uzun bir yolculuğa çıkmasını aslâ uygun görmezdi. (Buhârî, Tirmizî, K.S-2182) İki kişinin de sıkıntı oluşturabileceğini …

Daha fazlası »